Monotonous türkçesi Monotonous nedir

  • Tekdüze.
  • Tek sıklıklı yalın ses titreşimi.
  • [#monoton Monotonluk].
  • Yeknesak.
  • Monotonöz.
  • Monoton.
  • Devamlı aynı şekilde devam eden (müzik).
  • Yavan.
  • Görünüm ve yapıca bir değişiklik göstermeyen. hep aynı sıklıkta devinen (salıngaç).
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Tekses.

Monotonous ile ilgili cümleler

English: I'm tired of the monotonous life.
Turkish: Monoton hayattan yoruldum.

English: He seems to be oppressed by his monotonous daily life.
Turkish: Monoton günlük yaşantısı yüzünden bunalmış gibi görünüyor.

English: I am tired of my monotonous life.
Turkish: Bu monoton hayattan yoruldum.

English: The landscape was flat and monotonous.
Turkish: Manzara tatsız ve monotondu.

English: She says her life is monotonous.
Turkish: Yaşantısının monoton olduğunu söylüyor.

Monotonous ingilizcede ne demek, Monotonous nerede nasıl kullanılır?

Monotonous singing : Yavan. Monotonöz. Yeknesak. Monoton. Tekdüze. Devamlı aynı şekilde devam eden (müzik). Monotonluk.

Make monotonous : Monotonlaştırmak.

Monotonously : Monoton bir biçimde. Tekdüze bir biçimde.

Monotonousness : Monotonluk.

Monotone : Tekrenkli. Monoton ses. Yeknesaklık. Tekdüze. Tekdüzelik. Monotonluk. Monoton şey. Tek değişmeyen ses. Monoton.

Monotonically : Monoton bir şekilde.

Monotone function : Monoton fonksiyon. Tekdüze işlev.

 

Monotone decreasing sequence : Monoton azalan dizi.

Monotone increasing sequence : Monoton artan dizi.

Monotones : Tekrenkli. Tekdüze. Yeknesaklık. Monoton şey. Tek değişmeyen ses. Monoton ses. Monoton. Monotonluk.

İngilizce Monotonous Türkçe anlamı, Monotonous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monotonous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flatness : Düzlemsellik. Azimlilik. Tekdüzelik. Yassılık. Basıklık. Düzlük. Kararlılık. Durgunluk. Kesatlık.

Dull : Sıkıcı. Fersiz. Renksiz. Soluk. Kalın kafalı. Matlaştırmak. Duygusuzlaşmak. Ruhsuz. Kör. Donuk.

Absorption loss : Absorpsiyon kaybı. Soğurma kaybı. Emme kaybı. Soğurum yitimi. Emme yitmesi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme yitiği.

Abampere : 10 amper birim. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık ampere. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi. On amper.

Baldest : Sıkıcı. Sade. Kabak kafalı. Kabak. Süssüz. Yalın. Dazlak (argo terim). Kılsız. Küstah.

Colourless : Yansız. Solgun. Renksiz. Tarafsız. Sıkıcı. Soluk. Silik. Anlamsız. Donuk.

Dryness : Nemsizlik. Kuraklık. Kuruluk. Yavanlık. Kuru oluş. Hayal gücü eksikliği.

Drab : Donuk açık kahverengi kumaş. Pasaklı kadın. Donuk açık kahverengi. Arkadaşsız. Sönük renk. Dostsuz. Donuk renk. Gri.

Drabber : Haki renk. Sıkıcı. Donuk açık kahverengi. Daha monoton olanı. Arkadaşsız. Dostsuz. Daha sıkıcı olanı.

Monotones : Yeknesaklık. Tekrenkli. Monoton ses. Tek değişmeyen ses. Monoton şey.

 

Monotonous synonyms : blander, boringness, squirrel cage, monotonies, cruder, unmodulated, flattest, tameness, monotony, cut and dried, equably, monotone, humdrums, absolute units, bland, droning, accelerometer, on an even keel, sameness, drabbest, colorless, absorptivity, accumulation coefficient, crudest, uniform, monotonous singing, monotonousness, blandest, absorptiometer, dinginess, monotonicity, absorption band, drudging.

Monotonous zıt anlamlı kelimeler, Monotonous kelime anlamı

Lively : Ferah. Parlak. Hareketli. Neşeli. Parlak (renk). Hayat dolu. Eğlenceli. Gerçeğe uygun. Enerjik. Diri.

Modulated : Modüle. Hafifleştirmek. Sesi ayarlamak. Sesini değiştirmek. Ayarlanmış. Niteliği değiştirilmiş. Kiplenik.

Monotonous ingilizce tanımı, definition of Monotonous

Monotonous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Uttered in one unvarying tone. Characterized by monotony. Wearisome. Without change or variety. Continued with dull uniformity.