Moratorium türkçesi Moratorium nedir

  • Bunalım dönemlerinde, yerel yönetimlerin devlete olan borçlarını ödeme zorunluluğunun bir süre için geri bırakılması. bk. berkitme.
  • Borç erteleme hakkı.
  • Balık avcılığının geçici bir süre yasaklanması.
  • Pek bunalımlı işlemlerde bir ülkede, bölgede bir bölüm ya da tüm borçlardaki ödeme zorunluluğunun geri bırakılması.
  • Zorunlu borç erteleme.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Erteleme.
  • Erteletim.
  • Borçlunun ödeme gücünü kaybetmesi yüzünden borçlarının tümünü veya bir kısmını ödeyemeyeceğini ilan ederek ek ödeme süresi istemesi.
  • Zorunlu durumlarda borcun ödenmesini erteleme.
  • Moratoryum.
  • Borçların ertelenmesi.
  • Vadesi gelmiş borçları erteleme.
  • Erteleyim.

Moratorium ingilizcede ne demek, Moratorium nerede nasıl kullanılır?

Moratoriums : Borçların ertelenmesi. Erteleme. Moratoryum. Zorunlu durumlarda borcun ödenmesini erteleme. Vadesi gelmiş borçları erteleme. Borç erteleme hakkı. Balık avcılığının geçici bir süre yasaklanması.

Moratoria : Borçların ertelenmesi. Moratoryum.

Moratory : Moratoryuma ait. Borçları erteleyen.

Commemorator : Anma töreni yapan kimse. Kutlayan kimse. Anan kimse. -nin anısına saygı duyan kimse.

Commemorators : Kutlayan kimse. Anma töreni yapan kimse. Anan kimse. -nin anısına saygı duyan kimse.

 

Inamorato : Aşık. Sevgili.

Commemoratory : Hatırasına olan. Dikkate alan. Şerefine. Anısına olan. Tanıyan. Ebedileştiren.

İngilizce Moratorium Türkçe anlamı, Moratorium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moratorium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delay time : Gecikme süresi. Gecikme zamanı.

Deferral : Tecil. Vade. Ertelenme. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin bilançoda izlenmesi. Daha sonraki tarihe alma. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin hesaplarda izlenmesi. Gecikme. Borcu ödemede gecikme.

Adjournment : Tehir. Oturum arası. Yargılamanın ertelenmesi. Ertelenme. Geciktirme. Bir işi sonraya, geleceğe bırakma. Oturuma son verme. Yargılamanın geriye bırakılması. Tecil. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

Holdover : Süresi uzatılmış şey. Nakli yekun. Nakli yek-n. Sözleşme süresi uzatılmış kimse. Nakli yekun (muhasebe). Bir önceki dönemden kalma. -den kalma.

Holdovers : Sözleşme süresi uzatılmış kimse. Nakli yekun. -den kalma. Bir önceki dönemden kalma. Nakli yekun (muhasebe). Süresi uzatılmış şey.

Time lag : Gecikme. Değişkenin etkisini göstermedeki gecikme. Gecikme süresi. Ara. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Zaman aralığı. Zaman darlığı. Zaman farkı. Fasıla.

Postponement : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödemeyi geciktirme. Tehir. Yargılamanın geriye bırakılması. Sonuna ekleme (dilbilgisi terimi). Geciktirme. Talik. Geri kalma. Tecil.

 

Delaying : Geciktirim. Bir oyunda seyircinin ilgisini ve gerilimini canlı tutmada kullanılan geciktirme uygulayımı. Ertelenen. Gecikmeyle ilgili. Geciktirme. Tavik. Geciken. Öteleme. Gecikmeye özgü.

Continuances : Temdit. Devam. Sürüp gitme. Süre. Süreklilik. Uzatma. Kalıcılık. Devam etme.

Moratorium synonyms : moratoria, deferments, cunctation, abeyance, suspension, hinderance, continuance, deferrals, moratoriums, delay, adjourning, wait, adjournments, deferment, hold, deferring.

Moratorium ingilizce tanımı, definition of Moratorium

Moratorium kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A period during which an obligor has a legal right to delay meeting an obligation, esp. such a period granted, as to a bank, by a moratory law.