Delay time türkçesi Delay time nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Gecikme süresi.
  • Erteleme.
  • Gecikme zamanı.

Delay time ingilizcede ne demek, Delay time nerede nasıl kullanılır?

Delay : Tehir. Gecikmek. Oyalamak. Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Oyalanmak. Ertelemek. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Geciktirmek. Sonraya bırakmak. Süre.

Time : Zamanlamak. Kere. Önel. Zaman. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Saat tutmak. Süre tutmak. Kurmak. Müddet.

Delay angle : Gecikme açısı.

Delay cable : Geciktirme kablosu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İmlerin aktarılmasında büyük ölçüde geciktirme sağlayan yapıdaki eşeksenli kablo.

Delay circuit : Geciktirici çevrim. Geciktirme devresi. Elektriksel iletişimde kullanılan ve bir dalganın ya da bir imlemin yola çıkmasını bir süre geciktiren çevrim. Geciktirici devre.

Delay clock : İleride bir zamanda çalışmak üzere kurulan saate benzer mekanizme.

İngilizce Delay time Türkçe anlamı, Delay time eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Delay time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cunctation : Tereddüt. Geciktirme. Tehir.

Accelerator key : İvmelendirme tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlandırıcı tuş. Hızlandırma tuşu. Hızlı erişim tuşu. Kısayol tuşu.

Latency : Henüz ortaya çıkmamış olma. Etkisini henüz göstermeme. Gecikme. İleti süresi. Yataklık süresi. Gizli olarak var olma. Elektronik bir düzenekte ses sinyalinin gönderildiği andan ses kaynağından cevabın alındığı ana dek geçen süre. Bekleme süresi. Bilgisayar, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Continuances : Sürüp gitme. Temdit. Süreklilik. Kalıcılık. Devam etme. Uzatma. Devam. Süre.

Time lag : Zaman aralığı. Zaman darlığı. Ara. Gecikme. Değişkenin etkisini göstermedeki gecikme. Fasıla. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Zaman farkı.

Deferring : Geciktirme. Uymak. Saygı göstermek. Sonraya bırakmak. Daha sonraki bil tarihe alma. Ertelemek. Ertelemek (borç vb). Kabul etmek. Riayet etmek.

Access control : Erişim denetimi. Erişim kontrolü. Giriş kontrolü. Erişim denetim. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim.

Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.

Accent char : Vurgu karakteri.

Abbreviate : İhtisar etmek. Özetlemek. Kırpmak. Kısaltmak. Sadeleştirmek.

Delay time synonyms : continuance, latencies, abort sequence, holdover, absolute device, access key, adjourning, abnormal end, latency time, abort, abstract syntax tree, deferral, deferrals, deferment, adjournment, ac adapter, adjournments, acception, lag period, accent bar, access control entry, delaying, holdovers, deferments, absolute loader, hinderance, lead time.