Mortem türkçesi Mortem nedir

Mortem ile ilgili cümleler

English: The postmortem showed that she had been strangled.
Turkish: Otopsi onun boğarak öldürüldüğünü gösterdi.

Mortem ingilizcede ne demek, Mortem nerede nasıl kullanılır?

Post mortem examination : Ölü açımı. Otopsi.

Antemortem : Ölüm öncesi. Ölümden önce uygulanan, yapılan veya gerçekleştirilen. ölüm öncesi. Antemortem.

Antemortem inspection : Antemortem muayene. Mezbahada kesim öncesi veya nekropsi uygulamasından önce canlı hayvana yapılan makroskobik muayene, antemortem muayene. Ölüm öncesi muayene.

Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.

Postmortem : İşlem sonrası. Ölümsonrası. Postmortem. Öldükten sonra. Ölüm sonrası. Ölüm sonrası, öldükten sonraki, ölümü takiben, postmortal. Öldükten sonraki. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Son durum incelemesi. Otopsi.

Postmortem bloat : Ölüm sonrası şişkinlik. Ölüm sonrası karın şişkinliği.

Postmortem hypostatic congestion : Postmortem hipostatik konjesyon. Ölüm sonrası hipostatik konjesyon.

Postmortem gas formation : Postmortem gaz oluşumu. Ölüm sonrası gaz oluşumu. Ölümden sonra, kokuşma bakterilerinin etkisiyle organik maddelerin parçalanıp hidrojen sülfit, amonyak, metan, azot, hidrojen ve oksijen gibi gazların açığa çıkarak kadavranın doku, organ ve boşluklarında toplanması, postmortem gaz oluşumu.

 

Postmortem encephalomalacia : Ölümden sonra beyin ve omurilik dokularının, geçen süreyle orantılı olarak yumuşaması hali, postmortem ensefalomalasi. Postmortem ensefalomalasi. Ölüm sonrası ensefalomalasi.

Postmortem emphysema : Ölüm sonrası amfizem. Ölümden sonra, ileri kokuşmada açığa çıkan gazın, daha çok omuz, boyun, kalça ve bel bölgesindeki deri altı dokularda toplanması, postmortem amfizem. Postmortem amfizem.

İngilizce Mortem Türkçe anlamı, Mortem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mortem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Examination : Muayene. İnceleme. Sorguya çekme. Soruşturma. Sınav. Hukuk, eğitim, gümrük, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmtihan. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Kontrol. Murakabe.

Deadly : Çok. Ölümüne. Amansız. Müthiş. Sıkıcı. Ölümcül. Çok etkili. Öldürücü.

Capital : Kar. Başkent. Mühim. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan, emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç. gelir yaratma yeteneğine sahip ulusal veya uluslararası düzeyde her türlü mali veya fiziksel varlık. Büyük harf. Anapara. Başmal. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Bir devletin yönetim merkezi olan kent. Mükemmel.

 

Word : Söz. Söylemek. Sözcüklerle ifade etmek. Parola. Haber. Bilgi. Mesaj. Laf. Sözcüklerle anlatmak. Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb.

Curtain : Bölme. Perde takmak. Havalandırma bezi. Perdeyi kapatmak. Tiyatro perdesi. Perde. Örtmek. Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Sinema salonunda, görünçlükle, görüntülükle salonu ayıran, açılır kapanır örtü. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma.

Demised : Vasiyetle devretmek. Vefat. Bırakma. Devretme. İntikal. Devir. Feragat etmek. Vefat etmek. Bırakmak.

Demise : Vefat etmek. Vefat. Vasiyetle devretmek. Bırakma. Bırakmak. Feragat. Devir. Devretme. Feragat etmek.

Death : Vefat. Fevt. Yıkım. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması. Katil. Tükeniş. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite. Ahiret yolculuğu. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya.

Demising : Bırakmak. Feragat etmek. Vasiyetle devretmek. Vefat. İntikal. Vefat etmek. Bırakma. Devir. Devretme.

Give and take : Uzlaşma. Al gülüm ver gülüm. İmece. Karşılıklı özveri. İşbirliği. Karşılıklı anlayış. Fikir alışverişi. Elbirliği. Karşılıklı fedakarlık.

Mortem synonyms : defunctness, deceasing, scrutiny, postmortem examination, autopsy, discussion, pm, deadlier, postmortem, decease, necropsy, deadliest, post mortem examination, demises, bitter end, deceases, departure.