Demise türkçesi Demise nedir

Demise ingilizcede ne demek, Demise nerede nasıl kullanılır?

Demise of the feudal system : Feodal sistemin (ortaçağ avrupa'sında bir siyasi ve sosyal sistem) terk edilmesi. Derebeylik sisteminin bırakılması.

Demised : İntikal. Devretme. Ölüm. Bırakma. Vasiyetle devretmek. Bırakmak. Devir. Feragat etmek. Vefat etmek. Vefat.

Demisemiquaver : Otuz ikilik not. Otuz ikilik ton. Otuz saniye tutulan nota (müzik terimi).

Demises : Feragat. Ölüm. Devir. Vefat. Bırakma. Vefat etmek. Bırakmak. İntikal. Feragat etmek. Devretme.

Hemidemisemiquaver : (müzik) altmış dörtlük nota (britanya). Altmışdörtlük nota.

Demist : Sisten arındırmak. Buğuyu temizlemek. Arabanın ön veya arka camından buğuyu ya da buzlanmayı temizlemek.

Demists : Sisten arındırmak. Arabanın ön veya arka camından buğuyu ya da buzlanmayı temizlemek. Buğuyu temizlemek.

Demising : Vefat. Bırakma. Devretme. Feragat etmek. İntikal. Devir. Bırakmak. Vasiyetle devretmek. Vefat etmek. Ölüm.

Demission : İstifa. Tahttan çekilme.

Demiss : Alçakgönüllü. Mütevazı.

İngilizce Demise Türkçe anlamı, Demise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cede : Teslim etmek. Göçermek. Devretmek. Vermek. Fariğ olmak. Terk etmek. Terketmek. Vazgeçmek.

Deny oneself : Öz inkar. Kendini inkar etmek. Kaçınmak. Terke etmek. Vazgeçmek. Kendi kendini reddetmek.

Abnegate : Feda etmek. Yadsımak. Kaçmak (sorumluluktan). Vazgeçmek. Ülkeden ayrılmak. Tanımamak. Reddetmek. İnkar etmek.

Abandonment : Terk. Bırakılma. Borsa işlemlerinde alıcının satıcı ile anlaşarak ve belirli bir para ödeyerek bir işten vazgeçmesi. borcunu ödemeyenin malları üzerindeki haklarını alacaklısına bırakması. görevden çıkarma, boşaltma (gemi); yitirce değerini eksiksiz alabilmek için, o mal üzerindeki hakları güvence kurumuna bırakma. Durağan değerlerin hizmetten çıkarılması. Terk etme. Tamamen çalışamaz duruma gelmiş, yapılan yıllık aşınma paylarıyla değerleri yitirilmiş ya da modası geçmiş durağan bir değerin hizmetten çıkarılması. Abandone. Gemiyi terketmek, beraberce donatılan tamir ve navlun sorumluluğundan kurtulmak amacıyla paylarından vazgeçerek birleşimden ayrılma. durağan kuruluş ve değerlerin hizmetten çıkarılması. Vazgeçme.

Deceases : Ölme. Ölmek. Hayatını teslim etmek. Cavlağı çekmek. Cartayı çekmek.

Abandon : Dayandırmak. Kendini tamamıyla vermek. Taşkınlık. Kendini kaptırmak. Kendinden geçme. Başlı-başına koymak. Çıkıp gitmek. Vazgeçmek.

End : Sona erdirmek. Uç çekit. Bitim. Son. Erek. Taraf. Akıbet. Sona ermek. Sonuca ulaşmak. Kalkmak.

Attornment : Aktarma. Yeni sahiplerin haklarını kabul etme. Kiracının yeni maliki ve malikin haklarını tamamen tanıdığını gösterir beyanı. Transfer etme. Kiracı tarafından gayrimenkul malikinin haklarının tamamen kabul edilmesi. Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanıma. Elden çıkarma.

 

Circumvolution : Bir merkez etrafında dönüş. Dönme. Dolaylama. Dolaşım. Çevresinde dönme. Döndürme. Sargı oluşturma.

Cessions : Vazgeçme. Terk. (mal veya hak vb) feragat. Çekilme. Verme. Ferağ.

Demise synonyms : life time, allowing, abdicate, abjures, circuit, lifetime, demised, dismissal, abdicating, cession, abdicated, allows, abdication, abjurations, capital, passing, abnegates, desists, deadly, bitter end, assignations, dying, allow, desisting, demises, back off, bequeaths, bow out of, exit, abandons, passed away, desist, yield the breath.

Demise zıt anlamlı kelimeler, Demise kelime anlamı

Middle : Aradaki. Ortanca. Orta kısım. Vasat. Ortadaki. Göbek adı. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Bel. Orta. Ara.

Beginning : İptida. Neşet. Baş. Milad. Başlangıç. Esas. Köken. Başlangıç çekidi. Başlangıç noktası. Menşe.

Birth : Soy. Neşet. Doğum. Doğma. Kodak kökeni. Kaynak. Yavrulama. Doğurma. Doğuş. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama.

Demise ingilizce tanımı, definition of Demise

Demise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Transference. To bequeath. To grant or bestow by will. Transmission by formal act or conveyance to an heir or successor. Especially, the transfer or transmission of the crown or royal authority to a successor. To transfer or transmit by succession or inheritance.