Mouldering türkçesi Mouldering nedir

Mouldering ile ilgili cümleler

English: The wood was kindled, the flames arose, and a mouldering heap of ashes was soon all that remained of Mrs Askew and her fellow martyrs.
Turkish: Koru yakıldı, alevler yükseldi, ve kısa sürede bayan Askew ve arkadaş şehitleriyle ilgili geriye kalan bütün şey dökülen bir küller yığınıydı.

Mouldering ingilizcede ne demek, Mouldering nerede nasıl kullanılır?

Smouldering : Bastırılmış duygu ve kızgınlığı ifade eden. Bastırılmış bir durumda bulunan (ayrıca smoldering). İçin için yanma. Alevsiz yanan veya tüten.

Moulder : Kalıpçı. Dökmeci. Şekillendirici. Çürümek. Biçimlendirici. Dökülmek. Ufalanmak. Kalıplayıcı. Çürütmek.

Mouldered : Ufalanmak. Kalıpçı. Dökülmek. Çürütmek. Biçimlendirici. Dökmeci. Çürümek. Şekillendirici. Kalıplayıcı.

Moulders : Şekillendirici. Dökmeci. Kalıplayıcı. Dökülmek. Ufalanmak. Çürütmek. Kalıpçı. Çürümek. Biçimlendirici.

Smoulder : İçten içe olmak. Gözleri yuvalarından fırlamak. Alevsiz yanmak ve duman çıkarmak. İçin için yanan ateş. Alev çıkarmadan yanmak. İçin için yanmak. Dumansız yanmak. İçin için yanan. Dışa vurulmadan devam etmek (kavga veya kızgınlık vb). İçin için kızmak.

 

Smouldered : İçten içe olmak. Dumansız yanmak. İçin için yanmak. İçin için yanan.

Smoulders : İçin için yanmak. İçin için yanan ateş. Dumansız yanmak. Gözleri yuvalarından fırlamak. Dışa vurulmadan devam etmek (kavga veya kızgınlık vb). İçin için kızmak. İçten içe olmak. Alevsiz yanmak ve duman çıkarmak. İçin için yanan. Alev çıkarmadan yanmak.

Moulded : Kalıp halinde dökülmüş. Şekil vermek. Kalıplanmış. Kalıba dökülmüş. Küflendirmek. Kalıba dökmek. Küflenmek. Kalıpsı. Kalıp şeklinde. Biçimlendirmek.

İngilizce Mouldering Türkçe anlamı, Mouldering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mouldering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ovolo : Çanak. Dışbükey silme. Çeyrek yuvarlak daire.

Bruise : Morartmak. Ezmek. Ezik. Berelenmek. Berelemek. Yaralamak. Çürük. Yaralanmak.

Disgorge : Boşaltmak. İsteksizce geri vermek. Kusarak çıkarmak. İstifra etmek. Kusmak. Zoraki geri vermek.

Conditioner : Saç için kullanılan saç kremi (dolaşıklıkları giderir, parlak, vs. yapar). Şartlandırıcı. Koşullandırıcı. Uygun duruma getirici. Düzeltici. Dinlenme bölgesi. Karışma bölgesi.

Ornamentation : Tezhip. Süs. Takı. Polen ya da herhangi bir yapının üzerindeki süs, desen. ornamentasyon. Süsleme. Süslenme. Ziynet.

Mopboard : Süpürgelik. Sıvadibi.

Addles : Cılk. Kokmak. Çürük. Bozulmak (yum.). Şaşırtmak. Bozulmak. Kokuşturmak. Kokmak (yum.).

Edge : Uç. Keskinletmek. Eşik (kıyamet veya sorun vb). Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu. Keskinleştirmek. Sokulmak. Kenarlarını belirginleştirmek. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kenar çizgisi. Yan yan gitmek.

 

Mouldering synonyms : egg and dart, bandelet, quirk moulding, bandlet, square and rabbet, egg and tongue, quarter round, quirk molding, cymatium, egg and anchor, bandelette, moldered, become unsound, come off, subbase, moldering, rib, tore, necking, diemaker, baseboard, architrave, corrodes, beading, decay, disgorged, addle, gorgerin, formant, empty, confuted, mouldered, controvert.

Mouldering zıt anlamlı kelimeler, Mouldering kelime anlamı

Mouldering antonyms : unangry.