Moviegoer türkçesi Moviegoer nedir

  • İzleyici.
  • Sinemaya giden.
  • Filme giden.
  • Sinemaya giden kişi.
  • Sinema düşkünü.
  • Sinema seyircisi.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse.
  • Filmlerin iyi ya da kötü oluşuna bakmaksızın, sürekli olarak sinemaya giden kimse, sinema tiryakisi.

Moviegoer ingilizcede ne demek, Moviegoer nerede nasıl kullanılır?

Movie camera : Kamera. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Film makinesi. Alıcı. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi.

Movie controller : Film denetleyicisi.

Movie director : Film yönetmeni.

Movie file : Sinema dosyası.

Movie goer : Sinemasever.

Movie projector : Gösterici. Film projektörü.

Home movie making : Özenci sineması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kazanç amacı gütmeyen, kişisel beğeni için film çevirmekle uğraşan ve dar filmlerle çalışan sinemacılık dalı.

Movie preview maker : Film ön izeme yapıcısı. Film ön izleme yapıcısı.

Movie object : Film nesnesi.

Movie play : Film oynatma.

İngilizce Moviegoer Türkçe anlamı, Moviegoer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moviegoer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Televiewer : Televizyon izleyicisi. Seyirci. Televizyon seyircisi.

Onlooker : Seyirci. Olaylara katılmayıp yalnızca izleyen kişi.

Audiences : Huzura kabul. Resmi görüşme. Seyirci. Seyirciler. Huzur. Dinleyiciler. İzleyiciler. Okuyucu kitlesi.

Observer : Gözlem yapan kimse. İzlemci. Kurallara uyan kimse. Gözetmen. Gözcü. Futbol, uzay alanlarında kullanılır. Müşahit. Gözlem. Gözlemci.

Spectator : Seyirci. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. Bireyciı ya da kümecil oyun yordamında toplumsal ya da yaygın kanıları yansıtan ve tepki ya da davranışlarıyla oyunun yaşam koşulları içinde gerçekleşmesini sağlayan katılımcı, bk. kümeölçüm.

Witness : Tanık. Delil. Bizzat görmek. Kabul etmek. Kanıt. Şahitlik etmek. Göstermek. Tanık olmak. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Kanıtlamak.

Observers : Gözcü. Gözlemci. İtaat eden kimse. Gözetmen. Gözlemciler.

Picturegoer : Sıkılıkla sinemaya giden kimse. Sinemasever. Film izleyicisi.

Hanger on : Hayran. Ahtapot. Yalaka. Asalak. Çanak yalayıcı. Yağcı. Beleşçi. Dalkavuk.

Filmgoer : Sinemalara giden kimse. Sinemada film seyretmeye giden kimse.

Moviegoer synonyms : motion picture fan, spectators, audience, viewer, looker, filmgoers, cinemagoer, tracer, onlookers, watcher, ci nemagoer, patron.