Onlooker türkçesi Onlooker nedir

Onlooker ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were among the onlookers.
Turkish: Ali ve Mary seyirciler arasındaydılar.

Onlooker ingilizcede ne demek, Onlooker nerede nasıl kullanılır?

Onlookers : İzleyici. Seyirci.

Onlooking : İzleyen. Tabaka. Bakan.

Nonlocals : Bölgesel olmayan. Yerel olmayan. Aynı mahalleden olmayan.

Nonlocking shift character : Kilitlemesiz damga değiştirme.

Nonlogical : Mantıksal olmayan. Mantık dışı. Akla uygun olmayan. Mantıklı olmayan. Nonlojikal.

Wagonload : Vagon dolusu. Bir vagonun taşıdığı yük. Vagon yükü. Bir vagonun taşıyabileceği yük.

Waggonload : Bir sürü. Bir araba dolusu.

İngilizce Onlooker Türkçe anlamı, Onlooker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onlooker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Observers : Gözcü. Gözlemciler. Gözlemci. Gözetmen. İtaat eden kimse.

Cinemagoer : Filmlerin iyi ya da kötü oluşuna bakmaksızın, sürekli olarak sinemaya giden kimse, sinema tiryakisi. Sinemasever. Sinema düşkünü. Düzenli sinema izleyicisi. Sinema seyircisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Filmgoer : Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Sinema seyircisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemaya giden. Sinemada film seyretmeye giden kimse. Filme giden. Sinemalara giden kimse.

 

Spectators : İzleyiciler. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Toplu olarak bir yerde aynı oyunu ya da gösteriyi, gözle görünen bir durumu, kişiyi, olayı, tiyatro yapıtı içinde seyreden kişi.

Public : Kamusal. Herkese ait. Kamuya ait. Halka açık. Umum. Halk. Bar. Seyirciler. Halk için. Ahali.

Publics : Bar. Kamu. Ahali. Seyirciler. Umum. Halk. Amme. Otel. Bar (ingiliz ingilizcesi).

Patron : Müdavim. Hami koruyucu. Koruyucu. Velinimet. İltimasçı. Veli. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Sürekli müşteri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Korumak.

Spectator : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Bireyciı ya da kümecil oyun yordamında toplumsal ya da yaygın kanıları yansıtan ve tepki ya da davranışlarıyla oyunun yaşam koşulları içinde gerçekleşmesini sağlayan katılımcı, bk. kümeölçüm. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi.

Onlooker synonyms : onlookers, looker on, televiewer, beholders, audience, watcher, observer, bystander, tracer, moviegoer, beholder, ci nemagoer, looker, witness, hanger on, viewer, audiences, bystanders.

Onlooker ingilizce tanımı, definition of Onlooker

Onlooker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A looker- on.