Onlooking türkçesi Onlooking nedir

Onlooking ingilizcede ne demek, Onlooking nerede nasıl kullanılır?

Onlooker : İzleyici. Seyirci. Olaylara katılmayıp yalnızca izleyen kişi.

Onlookers : İzleyici. Seyirci.

İngilizce Onlooking Türkçe anlamı, Onlooking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onlooking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tracer : İzli mermi. Bir fiziksel ya da kimyasal süreç içindeki değişimleri izlemek için renk, ışınetkinlik gibi kimi özelliklerinden yararlanmak üzere ortama katılan ve kendisi olayı etkilemeyen özdek. Bk. ışınetkin izleyici. Kopyalayıcı. Kaybolan bir eşyanın bulunması için soruşturma talebi. İşımetikin bir özdeğin bir tepkileşim boyunca yerdeğişimini ya da bir canlıdaki yolunu izlemek için kullanalan özel ışımetkinlik algıcı. Kopya makinesi. İz bırakan şey. Terzi ruleti.

Tracers : Kopya makinesi. Terzi ruleti. İzli mermi. İz bırakan şey. Teknik ressam. Araştırma yazısı.

Pursuer : Dava eden. Kovalayan kimse. Davacı. Takipçi. Veznedar. Muhasebeci.

Squint : Eğilimi olmak. Bakış. Şaşı yapmak. Şaşı. Meyilli olmak. Şaşılık. Gözlerini kısarak bakmak. Şaşı bakmak. Gözlerini kısmak.

Covering : Örtü. Örtme. Kabuk. Sığınak. Kapama. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Kaplama. Kat.

 

Glance : Kısa bakış. Bakış. Kısaca bakış. Göz. Göz atmak. Parıldamak. Bakmak. Bakıvermek. Göz gezdirmek.

Look : Göstermek. Görünmek. Görünüş. Bakış. Ümit etmek. Görünmek (güzel veya hasta vb). İyileşmek. Bakmak. Görmek. Aramak.

Coatings : Paltoluk kumaş. Sıva. Kat.

Observance : Dini tören. Usul. Gelenek. Ayin. Mezhep. Örf. Riayet. Uyma. İfa.

Succeeding : Halefi olan. -den sonra gelen. Yerine geçmek. Başarılı olmak. Varisi olmak. Başarıya ulaşmak. Mirasçısı olan. Başarı. Takip eden.

Onlooking synonyms : rubber necking, looking at, coup d'oeil, gardant, dekko, cigarette case, coverings, chancellors, sounding, sequent, peep, superficial, beds, scrutiny, glimpse, watching, bed, trailing, secretary of state, horizon, cabinet minister, lookout, consequential, ministered, perception, outlook, survey, sight, view, collection, glimpsers, fol, stare.

Onlooking zıt anlamlı kelimeler, Onlooking kelime anlamı

Profound : İçine işleyen. Etkili. Çok derin. Derya. İçten. Bilge. Bilgili. Etkileyici. Engin. Derin.

Ugly : Pis. Biçimsiz. Sakil. Aksi. Suratsız. Tatsız. Nahoş. Çirkin. Aybacar. Fırtınalı.

Onlooking ingilizce tanımı, definition of Onlooking

Onlooking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Looking on or forward.