Pursuer türkçesi Pursuer nedir
- Takipçi.
- Kovalayan kimse.
- Dava eden.
- Davacı.
- Veznedar.
- İzleyen.
- Muhasebeci.
Pursuer ingilizcede ne demek, Pursuer nerede nasıl kullanılır?
Pursuers : Davacı. Dava eden. İzleyen. Takipçi. Muhasebeci. Kovalayan kimse.
Pursue : Peşini bırakmamak. Kovalamak. Peşinde olmak. Ardına düşmek. Yürütmek. Takip etmek. Devam etmek. Sürdürmek. Peşine düşmek. Peşinde koşmak.
Pursued : Yürütmek. Kovalamak. Peşinde olmak. Peşinde koşmak. Devam etmek. Takip etmek. Sürdürmek. İzlemek. Peşine düşmek.
Pursues : Aramak. Ardına düşmek. Sürdürmek. Peşini bırakmamak. Peşinde olmak. Devam etmek. Peşinde koşmak. İzlemek. Yürütmek. Takip etmek.
Pursuance : Takip. Devam. Netice. Yerine getirme. Tatbik. Sürdürme. İfa. Yapma. Uygulama.
Pursuit plane : Avcı uçağı.
Pursuing : Takip. Takip etmek. Devam etmek. İzlemek. Yürütmek. Peşine düşmek. Peşinde olmak. Sürdürmek. Peşinde koşmak. Kovalamak.
Pursuit : Kovalama. Peşinde olma. Hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uğraşı. İzleme. Meşgale. Arama. İş. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. Meşguliyet.
In pursuance of : Gereğince. Uygun olarak. Gerçekleştirmeye çalışırken. Peşinde koşarken. Yerine getirirken. İfade ederken.
Pursuits : Kovalama. İlgi alanı. İş. Uğraşı. Meşguliyet. Gerçekleştirmeye çalışma. Araştırma. Arama. Peşinde olma. İzleme.
İngilizce Pursuer Türkçe anlamı, Pursuer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pursuer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Payers : Borçlu taraf. Ödeyen. Borcu ödeyen. Ödeyen kimse. Ödeyecek olan. Ödeyici. Borçlu. Ödeme yapan. Muhatap.
Chamberlains : Saray nazırı. Kahya. Teşrifatçı. Mabeyinci. Hazine vekili. Güney dakota eyaletinde şehir. Kethüda. Hazine muhafızı.
Bookkeeper : Sayışmanlık yazılıklarını tutan görevli. Defter tutan kimse. Sayman. Muhasebe memuru. Defter tutan kişi. Sayışmanlık görevlisi. Muhasip.
Tellers : Anlatan kimse. Veznedar (bankada). Anlatıcı. Anlatan. Banko asistanı. Banka veznedarı. Banka memuru. Söyleyen. Banka gişesindeki memur.
Litigant : Dava tarafı olan.
Book keeper : Sayman. Finans müdürü. Mali kayıtları sağlayan kimse. Mali işler müdürü.
Cofferer : Haznedar.
Libeller : Karalayan kimse. İftira eden. İftiracı. Kötü niyetle hakaret eden kimse. İftira eden kimse. İftiralı yazı yazan kimse.
Controller : Kontrol aygıtı. Kumanda aygıtı. Denetçi. Denetimci. Kontrol birimi. Denetici. Yönetici. Denetleyici. Sıcaklık, basınç ya da nem değişmelerinden etkilenerek bazı araçlarla bunu önleyecek hareket olanağı sağlayan aygıt.
Cashiering : Kasadar. Kovmak. Vezneci (bankada). (özellikle ordudan) ihraç etmek. Atmak. İşine son vermek. Kasiyer. Kasa.
Pursuer synonyms : bounty hunter, tracker, paymaster, pay clerk, bursars, asserting, sequents, tracer, tracers, payer, mortal, chaser, libelants, treasurer, libelant, bookkeepers, watchdog, cashiered, complainants, supervening, suitor, accountants, actor, soul, libelers, libeler, someone, follower, subsequent, trackers, libellers, certified public accountant, litigants.
Pursuer ingilizce tanımı, definition of Pursuer
Pursuer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who pursues or chases. One who follows in haste, with a view to overtake.

Bu kısımda Pursuer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pursuer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pursuer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pursuer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.