Bookkeeper türkçesi Bookkeeper nedir
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Sayışmanlık yazılıklarını tutan görevli.
- Sayışmanlık görevlisi.
- Defter tutan kimse.
- Muhasip.
- Muhasebe memuru.
- Muhasebeci.
- Sayman.
- Defter tutan kişi.
Bookkeeper ile ilgili cümleler
English: He was a bookkeeper.
Turkish: O, bir muhasebeci idi.
English: I'm a bookkeeper.
Turkish: Ben bir muhasebeciyim.
Bookkeeper ingilizcede ne demek, Bookkeeper nerede nasıl kullanılır?
Certified public bookkeeper : Sayman. Kamu kurumlarında hesap işleriyle uğraşan uzman kişi.
Bookkeepers : Sayman. Muhasip. Defter tutan kişi. Muhasebeci. Muhasebe memuru. Defter tutan kimse.
Bookkeeping : Muhasebecilik. Sayışmanlık. Muhasebe. Defter tutma. Ön muhasebe. Yazılık tutma. Kuruluşa ilişkin ve işlemlerin tümünü kapsamak üzere tutulması gereken yazılıklarda uygulanılması gereken kural ve yöntemlerin tümünü içine alan bilgi dalı. Tecimsel işlemlerin tümünün sayışmanlık yöntemlerine uygun bir düzen içinde yazılıklara işlenmesi. Saymanlık.
Bookkeeping by double entry : İkili usulde defter tutma.
Bookkeeping by simple entry : Yalın sayışım yöntemi. Tek yönlü giriş yöntemi ile (toplama ve çıkarma yolu ile) tutulan sayışım biçimi. kural olarak yalnız kasa ve kişi sayışımlarını izleyen yöntem.
Double entry bookkeeping : Çift girişli defter tutma. Çift yanlı işleme. Çift kayıtlı defter tutma. Çifte kayıt usulü muhasebe. Çift yanlı kayıt yöntemi.
Bookkeeping operations : Kırtasiye işlemleri.
Single entry bookkeeping : Basit muhasebe yöntemi. Basit muhasebe. Basit muhasebe kayıt usulü.
Bookkeeping system : Muhasebe jüyesi. Muhasebe sistemi.
Bookkeeping entry : Muhasebe kaydı. Defter girişi. Defter kaydı. Muhasebe kayıt maddesi.
İngilizce Bookkeeper Türkçe anlamı, Bookkeeper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bookkeeper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chamberlains : Teşrifatçı. Güney dakota eyaletinde şehir. Kethüda. Hazine muhafızı. Hazine vekili. Saray nazırı. Kahya. Mabeyinci.
Certified public accountant : Yetkili bağımsız muhasebe uzmanı. Yeminli muhasebeci. Yeminli hesap uzmanı. Mali müşavir. Diplomalı muhasip. Yetkili mali müşavir. Diplomalı hesap uzmanı. Kamu kurumlarında hesap işleriyle uğraşan uzman kişi.
Cash keeper : Parayı saklayacağı konusunda güvenilen kimse.
A priori information : Öncül bilgi.
Pursuer : Takipçi. Davacı. İzleyen. Veznedar. Kovalayan kimse. Dava eden.
A posteriori analysis : Ardıl çözümleme. A posteriyori analiz.
Pay clerk : Muhasebeci (ödemeler). Mutemet.
Aalens linear regression model : Aalen doğrusal bağlaşım modeli.
Accountant : Hesap uzmanı. Sayışman. Sayışımcı. Genel anlamıyla sayışmanlıkta aylıkla çalıştırılan ve sayışmanlık işlerini çoğunluğu ile yapabilecek bir yetenekte bulunan kişi. Sayışmanlığı yöneten bu bilim dalında yetkisi olan kişi.
Controllers : Denetmen. Yönetici. Denetçi. Kontrolör.
Bookkeeper synonyms : a posteriori criteria, a b model, a posteriori probability, certified public bookkeeper, bookkeepers, bursars, a error, a level, aalen estimator, bursar, audit court, accountable person, comptroller, abadir test, accountants, comptrollers, a posteriori information, controller, a priori theoretical criteria, book keeper, a priori analysis, chamberlain, abc method, abel blanchard model, a priori probability, compter.
Bookkeeper ingilizce tanımı, definition of Bookkeeper
Bookkeeper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who has the charge of keeping the books and accounts in an office. One who keeps accounts.

Bu kısımda Bookkeeper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bookkeeper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bookkeeper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bookkeeper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.