Bookkeeping türkçesi Bookkeeping nedir

  • Yazılık tutma.
  • Tecimsel işlemlerin tümünün sayışmanlık yöntemlerine uygun bir düzen içinde yazılıklara işlenmesi.
  • Defter tutma.
  • Saymanlık.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Muhasebe.
  • Muhasebecilik.
  • Ön muhasebe.
  • Sayışmanlık.
  • Kuruluşa ilişkin ve işlemlerin tümünü kapsamak üzere tutulması gereken yazılıklarda uygulanılması gereken kural ve yöntemlerin tümünü içine alan bilgi dalı.

Bookkeeping ile ilgili cümleler

English: Can you do bookkeeping?
Turkish: Muhasebecilik yapabilir misin?

English: Ali adopted our method of bookkeeping.
Turkish: Ali defter tutma metodumuzu benimsedi.

Bookkeeping ingilizcede ne demek, Bookkeeping nerede nasıl kullanılır?

Bookkeeping by double entry : İkili usulde defter tutma.

Bookkeeping by simple entry : Tek yönlü giriş yöntemi ile (toplama ve çıkarma yolu ile) tutulan sayışım biçimi. kural olarak yalnız kasa ve kişi sayışımlarını izleyen yöntem. Yalın sayışım yöntemi.

Bookkeeping by single entry : Basit usulde defter tutma.

Bookkeeping department : Muhasebe bölümü.

Bookkeeping entry : Defter girişi. Muhasebe kayıt maddesi. Muhasebe kaydı. Defter kaydı.

American bookkeeping system : Günlük yazılıkla büyük yazılığın tek sayfada birleştirilmesi yoluyla yürütülen sayışım düzeni. Amerikan yöntemi.

 

Bookkeepers : Sayman. Muhasip. Muhasebe memuru. Muhasebeci. Defter tutan kimse. Defter tutan kişi.

Bookkeeping system : Muhasebe sistemi. Muhasebe jüyesi.

Bookkeeper : Muhasip. Sayman. Muhasebeci. Sayışmanlık yazılıklarını tutan görevli. Muhasebe memuru. Sayışmanlık görevlisi. Defter tutan kişi. Defter tutan kimse.

Bookkeeping operations : Kırtasiye işlemleri.

İngilizce Bookkeeping Türkçe anlamı, Bookkeeping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bookkeeping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Book keeping : Şirket işlemlerinin sistemli olarak tutulması işi. Muhasebe kayıtlarının tutulması.

Public accounting : Devlet muhasebesi. Kamu muhasebesi. Serbest muhasiplik. Yetkili muhasebeci. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi.

Audit office : Denetleme bürosu. Sayıştay. Denetim ofisi. Denetim bürosu.

Accountability : Hesap verme zorunluluğu. Yükümlülük. Sayışım sorumluluğu. Mesuliyet. Hesap verme mecburiyeti. İzlenebilirlik. Mali sorumluluk. Bir sayışımla ilgili özelliklerde bilgi verme ve denetleme sorumluluğu. Sorumluluk.

A posteriori analysis : A posteriyori analiz. Ardıl çözümleme.

Single entry bookkeeping : Basit muhasebe kayıt usulü. Basit muhasebe. Basit muhasebe yöntemi.

A error : A-hatası.

Part payment : Kısmi ödeme. Kısmen ödeme. Kesimli ödeme. Bir ödek tutarını bütünüyle değil bölüm bölüm ödeme. Kısmen tediye. Paranın bir bölüğünü, sonradan sayışılmak üzere bir boçrtan ya da kar payından alacaklısına ödeme.

Double entry bookkeeping : Çift girişli defter tutma. Çift kayıtlı defter tutma. Çift yanlı işleme. Çifte kayıt usulü muhasebe. Çift yanlı kayıt yöntemi.

 

A priori probability : Öncül olasılık.

Bookkeeping synonyms : business office, aalen estimator, accountancy, instalment, abc method, a b model, a priori information, a posteriori information, a posteriori criteria, clerking, double entry, single entry, accountantship, a level, abadir test, accounting, aalens linear regression model, a priori theoretical criteria, a posteriori probability, a priori analysis, abel blanchard model.

Bookkeeping ingilizce tanımı, definition of Bookkeeping

Bookkeeping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The art of keeping accounts. The books commonly used are a daybook, cashbook, journal, and ledger. [Bakınız: Daybook, Cashbook, Journal] and [Bakınız: Ledger]. The art of recording pecuniary or business transactions in a regular and systematic manner, so as to show their relation to each other, and the state of the business in which they occur.