Pursuance türkçesi Pursuance nedir
Pursuance ingilizcede ne demek, Pursuance nerede nasıl kullanılır?
In pursuance of : Uygun olarak. İfade ederken. Gereğince. Gerçekleştirmeye çalışırken. Yerine getirirken. Peşinde koşarken.
Pursuant : Göre. Uygun olarak. Yerinde. Uyarınca. Mutabık. Muvafık. Uygun.
Pursue : Takip etmek. Sürdürmek. Yürütmek. Peşinde olmak. Peşine düşmek. Kovalamak. Peşinde koşmak. Devam etmek. Ardına düşmek. Aramak.
Pursued : Devam etmek. Peşinde koşmak. Yürütmek. Takip etmek. İzlemek. Peşinde olmak. Kovalamak. Sürdürmek. Peşine düşmek.
Pursuer : İzleyen. Veznedar. Dava eden. Takipçi. Davacı. Kovalayan kimse. Muhasebeci.
Pursuit : Uğraş. İlgi alanı. Gerçekleştirmeye çalışma. Araştırma. Hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kovalama. Peşine düşme. Uğraşı. İş. Arama.
Pursuers : Davacı. Dava eden. Kovalayan kimse. Muhasebeci. İzleyen. Takipçi.
Pursuits : İlgi alanı. Takip. Araştırma. İzleme. Kovalama. Uğraş. Meşgale. Arama. Peşinde olma. Gerçekleştirmeye çalışma.
Pursuit plane : Avcı uçağı.
Lag pursuit : Geriden kovalama. Bir dönüş esnasında düşman uçağının arkasında kalma.
İngilizce Pursuance Türkçe anlamı, Pursuance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pursuance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carrying out : İcra. Bir şeyi yürürlüğe koyma. Bir şeyi tamamlama. Gerçekleştirme. İnfaz. Kılgı. Yürütme.
Aftermath : Kötü sonuç. İkinci gelişme. Son. Sonuç. İlk üründen sonraki biçilen ot. Hasattan sonra çıkan otlar. Kötü yan etki. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Akıbet.
Prosecution : Kovuşturma. Dava. İlerletme. Sürdürülme. Adli takibat. Yeniden kovuşturma.
Durabilities : Dayanırlık. Sağlamlık. Mukavemet. Dayanıklılık. Devamlılık. Süreklilik.
Exercising : Göstermek. Uygulamak. Çalışma yapmak. Egzersiz yapmak. Jimnastik yapma. Çalıştırmak. Tatbik etme. İdman yapma.
Effecting : Etkileme. Gerçekleştirmek. Sonuç verme. Meydana getirmek. Etkisi olmak. Sonuca vardırmak. Üretme. Ulaşmak. Tesir etme.
Corollaries : Gerekçe. Sonuç. Bir şeyin doğal sonucu. Doğal sonuç. Bir kaziyenin neticesi.
Assiduous : Çalışkan. Gayretli. Dikkatli. Yılmaz. Özenli. Gayret. Dikkatli ve devamlı (bir çalışma). Sürekli. Dikkatli ve sürekli ilgisi olan. Sebatkar.
Doing : Yapılan iş. Birisinin yaptığı iş. İş. Şey. İcra. Meydana getirme. Faaliyet. Zımbırtı. Sıkı çalışma.
Consequence : Eser. Önem. Serencam. Semere. Akıbet. Önemli sonuç. Sonuç. Ehemmiyet.
Pursuance synonyms : the chase, attendant, execution, performance, committing, conclusion, continuance, event, administrations, comparing, applications, construction, artificials, effectuation, pursuing, chasings, ifa, conformation, activation, pursuits, doming, wild goose chase, elongation, educt, continuances, carried out, tracking, continuations, eventualities, artificial, constructions, consequent, continued existance.
Pursuance zıt anlamlı kelimeler, Pursuance kelime anlamı
Discontinuance : Kesilme. Devamsızlık. Fasıla. Kesiklilik. Vazgeçme. İnkıta. Sona erdirme. Son verme. Ara. Duraklama.
Discontinuation : Sona erme. Aralık. Kesme. Ara. Son verme. Fasıla. Duraklama. Devamsızlık. Kesilme. Vazgeçme.
Pursuance ingilizce tanımı, definition of Pursuance
Pursuance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A following out or after. The act of pursuing or prosecuting.

Bu kısımda Pursuance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pursuance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pursuance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pursuance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.