Pursued türkçesi Pursued nedir
- Peşinde koşmak.
- İzlemek.
- Sürdürmek.
- Kovalamak.
- Devam etmek.
- Peşine düşmek.
- Peşinde olmak.
- Yürütmek.
- Takip etmek.
Pursued ile ilgili cümleler
English: The police and the FBI pursued several leads.
Turkish: Polis ve FBI birkaç ipucunu takip etti.
English: The dog pursued a rabbit into the forest.
Turkish: Köpek bir tavşanı ormana kadar kovaladı.
English: The cat has pursued the mouse.
Turkish: Kedi fareyi takip etti.
English: Economic growth must not be pursued at the expense of environmental pollution.
Turkish: Ekonomik büyüme çevre kirliliği pahasına sürdürülmemelidir.
English: The detectives pursued him.
Turkish: Dedektifler onu takip ettiler.
Pursued ingilizcede ne demek, Pursued nerede nasıl kullanılır?
Pursue : İzlemek. Takip etmek. Devam etmek. Sürdürmek. Peşinde olmak. Ardına düşmek. Peşinde koşmak. Peşine düşmek. Aramak. Kovalamak.
Pursuer : Takipçi. Dava eden. Veznedar. Kovalayan kimse. İzleyen. Davacı. Muhasebeci.
Pursuers : Muhasebeci. Takipçi. Davacı. İzleyen. Kovalayan kimse. Dava eden.
Pursues : Peşini bırakmamak. Aramak. Ardına düşmek. Takip etmek. İzlemek. Sürdürmek. Peşinde olmak. Peşinde koşmak. Yürütmek. Devam etmek.
Pursuance : Netice. Sürdürme. İfa. Yapma. Uygulama. Devam. Takip. Yerine getirme. Tatbik.
Lead pursuit : Bir dönüş esnasında düşman uçağının önünde kalma. Önleme takip noktası. Önde kovalamaca.
Lag pursuit : Bir dönüş esnasında düşman uçağının arkasında kalma. Geriden kovalama.
Pursuing : Peşinde koşmak. Kovalamak. Yürütmek. İzlemek. Takip. Sürdürmek. Devam etmek. Peşinde olmak. Takip etmek. Peşine düşmek.
Pursuit plane : Avcı uçağı.
Pursuant : Uygun. Yerinde. Muvafık. Mutabık. Uygun olarak. Uyarınca. Göre.
İngilizce Pursued Türkçe anlamı, Pursued eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pursued ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Filch : Aşırmak. Çalmak.
Attended : Hizmet etmek. Bakmak. Dinlemek. Hazır bulunmak. Beraberinde getirmek. Kulak vermek. Dikkatini vermek. Eşlik etmek. Katılmak.
Eye : Kuşkuyla bakmak. Dişi kopça. Bakmak. Nazar. Görüş. Gözünü dikip bakmak. Göz. Halka. Görme gücü. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
Carry out : Uygulamak. İnfaz etmek. Hayata geçirmek. Dışarıya taşımak. Bitirmek. Başarmak. Tatbik etmek. İcra etmek. Yerine getirmek. Gerçekleştirmek.
Chivying : Rahatsız etmek. Sıkmak. Avlamak.
Followeth : İtaat etmek (arkaik). Uymak. Arkasından gitmek.
Come on : Sahneye çıkmak. Görünmek. Karanlık basmak. Basmak. Ortaya çıkmak. Gafil avlamak. Gelsene. Saldırmak. Elini çabuk tutmak.
Carry over : Taşınma. Taşımak. Sonraki yıla nakletmek. Gelmek. Ayırma. Uzatmak. Ertelemek. Aktarmak. Devretmek.
Seek for : Çıkarmaya çalışmak. Aramak. Araştırmak.
Cabbage : Kelem. Uyuşuk kimse. Çalmak. Ruh. Lahana beyaz. Başlahana. Beyaz lahana. Lahana.
Pursued synonyms : hunted person, ensue, attends, carrying forward, cabbaging, attend, filching, seek after, chase off, seek, execute, be in progress, drives, carrying over, cabbages, follows, ghosting, chases, bring down, draw, ghost, pursuing, follow up, collared, elongates, drive, chase up, chivies, enforce, fort, drail, elongating, aspired.

Bu kısımda Pursued kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pursued ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pursued anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pursued ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.