Murrains türkçesi Murrains nedir

  • Lanet.
  • Kıran.
  • Sığır hastalığı.
  • Hayvanlarda salgın hastalık.

Murrains ingilizcede ne demek, Murrains nerede nasıl kullanılır?

Murrain : Kıran. Hayvanlarda salgın hastalık. Sığır hastalığı. Lanet. Salgın hastalık (hayvan).

Murray : Kentucky eyaletinde şehir. Utah eyaletinde şehir. Bir erkek ismi. İowa eyaletinde şehir. (1866-1957) sir george gilbert (bilgin). Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Avustralya'da bir nehir. Kuzey amerika'da bir takım şehirlerin adı. (1837-1915) sir james augustus henry (dil bilimci).

Murray grey cattle : Murray gri sığırı. Avustralya’dan köken alan, adı renginden ve köken aldığı bölgedeki murray nehri’nden gelen, vücudu orta büyüklükte, kemik yapısı narin, doğuştan boynuzsuz, tüyleri kısa, gümüş-gri rengi tercih edilmesine rağmen grinin pek çok farklı tonunda görülebilen, uysal mizaçlı, kolay et tutan, et kalitesi ve mermerleşme oranı yüksek etçi sığır ırkı.

Murray valley encephalitis : Murrayvadisi ensefalitisi. Avusturalya’da insanlardaki flavivirüs salgınlarında, atlarda görülen hafif seyirli viral hastalık.

Nicholas murray butler : 1931 nobel barış ödülü'nü kazananlardan biri. (1862-1947) amerikalı eğitimci. 1902'den 1912'ye kadar kolumbia koleji'nin 1912'den 1945'e kadar kolumbia üniversitesi'nin başkanı.

 

Murrelet : Kuzey pasifik kıyı şeridine özgü olan dalgıç kuşu türü.

Demurrals : İtiraz. Karşı gelme. Karşı koyma. Hukuki itiraz. Kararsızlık. Tereddüt. Resmi itiraz.

Demurral : Kararsızlık. Hukuki itiraz. Karşı koyma. Tereddüt. İtiraz. Karşı gelme. Resmi itiraz.

Murrina : Panama’da atlara vampir yarasalarla taşınan t. brucei evansi’nin neden olduğu hastalık. Murrina.

Demurrable : İtiraz edilebilir. Karşı çıkılabilir. Protesto edilebilir.

İngilizce Murrains Türkçe anlamı, Murrains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Murrains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Destructive : Yıkıntılı. Destrüktif. Yok edici. Zararlı. Bozucu. Tahripkar. Yıkıcı. Tahrip edici.

Epidemic : Belli bir coğrafik alandaki popülasyonda, rapor edilen yıllık vaka sayısı hızla artan hastalık durumu. Salgın (hastalık). Yaygın. Epidemi. Salgın. Belli bir bölgede aynı anda birçok bireyde görülen hastalık, epidemik. Salgın hastalık. Aynı zamanda çok büyük çapta bireyi etkileyen hastalık. epidemik. Salgınlaşmış.

Cursed : Körolası. Lanetli. Huysuz. Melun. Kahrolası. Lanet olası. Beddua edilmiş. Talihsiz. Allah'ın belası.

Refractive : Kırılma. Kırılan. Işığı kıran. Kırılımsal. Refraktif. Sapma. Kırıcı. Kırılma özelliğine sahip.

Damned : Pek. İğrenç. Lanetlenmiş. Lanetli. Kör olası. Allah'ın belası. Lanet olası. Aşırı. Allahın belası.

Pestilence : Taun. Pestilans. Veba. Salgın ve öldürücü hastalık. Öldürücü salgın hastalık. Bulaşıcı ve öldürücü hastalık. Zararlı öğreti.

 

Goffering : Kıvırmak. Kıvıran. Kırma yapmak.

Damns : Mahkum etmek. Lanetlenmek. Lanet etmek. Küfretmek. Suçu yüklemek. Değersiz şey. Ah etmek. Mahvetmek. Beddua.

Bleeding : Suverme. Kanatma. Beton sütü. Havasını alma. Kanayarak. Kanama. Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Kanayan.

Cataclysm : Yerkabuğunun ani değişmesi. Karışıklık. Felaket. Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Tufan. Afet.

Murrains synonyms : bloody, damn, anathemas, anathema, curse, hillsides, cuss, cataclysms, cusses, damnation, pestilences, breakings, hillside, breaking, murrain, animal disease, chuffing, cusswords, bally, cussword.