Museums türkçesi Museums nedir
- Müze.
- Müzeler.
Museums ile ilgili cümleler
English: Ali hoped that Mary would consider visiting a few art museums with him.
Turkish: Ali Mary'nin kendisiyle birlikte birkaç sanat müzesini ziyaret etmeyi düşüneceğini umuyordu.
English: I bought a guidebook for the museums of Florence.
Turkish: Floransa müzeleri için bir rehber kitap satın aldım.
English: I'm not interested in going to any museums today.
Turkish: Bugün bir müzeye gitmekle ilgilenmiyorum.
English: How many museums did you visit?
Turkish: Kaç tane müze ziyaret ettin?
English: Many museums are closed on Mondays.
Turkish: Birçok müze pazartesileri kapalıdır.
Museums ingilizcede ne demek, Museums nerede nasıl kullanılır?
Museum beetle : Müze böceği. Kurtçuk evresinde dirimbilim müzelerine, özellikle böcek koleksiyonlarına üşüşerek zarar veren, ayrıca çeşitli kuş türlerinde dışasalak yaşayan birkaç milimetre boyunda, kınkanatlı böcek.
A museum piece : Müzelik şey.
The national museum of science : İsrail'in liman şehri hayfa'da çağlar süresince yaşanan bilimsel gelişmelerin ve teknolojilerin sergilendiği müze. Ulusal bilim müzesi.
What time does the museum close : Müze saat kaçta kapanıyor.
What time does the museum open : Müze saat kaçta açılıyor.
Eretz israel museum : Tel kasile arkeolojik bölgesi etrafına yapılan ve israil tarihinin 3. Tel aviv'de bulunan bir müze (israil). 000 yılına ilişkin insan yapımı eşyaları sergileyen israil toprakları müzesi. Eretz israil müzesi.
Maritime museum : Denizcilik müzesi.
School museum : Çevreden derlenen değerli tarih ve sanat eserleri ile derslere ilişkin birtakım gereç ve örneklerin de saklandığı, başta öğretmen ve öğrenciler olmak üzere ilgililerin gezme ve incelemelerine açık tutulan yer. Okul müzesi.
Haifa museum : Haifa belediye müzesi. Haifa müzesi.
Archeological museum : Arkeolojik kazılar sırasında bulunan ilk insanların yaptıkları sanat eserlerini sergileyen müze. Arkeoloji müzesi.
İngilizce Museums Türkçe anlamı, Museums eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Museums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Repository : Muhafaza. Havuz. Bellek. Dolap. ...hakkında kendisine özel olarak bilgi verilen kimse. Depo. Mahzen. Ambar. Sırdaş.
Depositary : Depo. Vedia alan. Emanetçi. Müstevda. Emin. Yediemin. Ambar.
Science museum : Bilim müzesi.
Museum : Eski sanat ve bilim yapıtlarının, sanat ve bilimi ilgilendiren nesnelerin görülüp yararlanılması için bulundurulduğu yer.
Depository : Mevduat. Bir malın korunmasını ücret karşılığı üzerine alan kişi. Emanetçi. Ambar. Ardiye. Yed-i emin. Emanet yeri. Depo. Koruyumcu.
Deposit : Önödence. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Çökelmek. Depozit vermek. Yatırmak. Depozito. Önödenceye bağlama. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Ön ödeme. Mevduat.

Bu kısımda Museums kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Museums ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Museums anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Museums ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.