Mutter türkçesi Mutter nedir

Mutter ile ilgili cümleler

English: She is muttering to herself.
Turkish: O kendi kendine mırıldanıyor.

English: Ali is muttering.
Turkish: Ali fısıldıyor.

English: Ali muttered something under his breath.
Turkish: Ali alçak sesle bir şey mırıldanıyordu.

English: She's muttering something.
Turkish: O, bir şey mırıldanıyor.

English: He muttered a curse.
Turkish: O bir küfür mırıldandı.

Mutter ingilizcede ne demek, Mutter nerede nasıl kullanılır?

Muttered : Mırıldamak. Fısıldamak. Homurtu. Homurdanma. Mırıltı. Homurdanmak. Söylenmek. Mırıldanmak. Fısıltı.

Muttering : Homurdanan. Homurdanma. Mırıltı. Homur homur. Gözleme. Fısıldama. Homurtu. Mırıldanma.

Mutteringly : Söylenerek. Ağzında geveleyerek. Homurdanarak. Mırıldanarak.

Mutterings : Homurtu. Mırıltı. Homurdanan. Homur homur. Fısıldama. Homurdanma. Gözleme. Mırıldanma.

Mutters : Mırıldamak. Homurdanmak. Fısıltı. Söylenmek. Homurdanma. Mırıldanmak. Fısıldamak. Mırıltı. Homurtu.

Mutt : Aptal. Ahmak. Mankafa kimse. Köpek. İt. Mankafa.

Mutton chop : Koyun pirzolası.

Muttonhead : Odunkafalı. Geri zekalı. Mankafa. Kalın kafalı. Ahmak kimse. Dangalak.

Muttony : Koyun eti tadında. Koyun eti gibi.

 

Mutton : Sağır. Koyun eti. Koyun.

İngilizce Mutter Türkçe anlamı, Mutter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mutter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mouth : Ağız. Dırdır etmek. Zırlamak. Kavşak. Dudak bükmek. Kesici aletlerin keskin yanı. Boğaz. Sürekli aynı şeyleri söylemek. Söylemek. Geme alıştırmak.

Fret : Yenmek. Kemirmek. Sıkılmak. Yiyip bitirmek. Yıpratmak. Endişelendirmek. Endişelenmek. Perde demiri. Sinirlendirmek. Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık.

Murmuration : Sığırcık kuşları sürüsü. Sığırcık sürüsü. Mırıldanma.

Breathe : Teneffüs etmek. Soluk almak. Nefes alıp vermek. Solumak. Nefes almak. Esmek. İfade etmek. Soluk alıp vermek. Hohlamak.

Complains : Şikayet etmek. Yakınmak. Dava açmak. Şikayetçi olmak. İhbar etmek. Sızlanmak.

Drones : Monoton bir sesle konuşan kimse. Başkasının sırtından geçinmek. Uzaktan kumandalı uçak. Parazit. Tembelce yaşamak. Pes ses tonu. Haylazlık etmek. Tembel. Vızıldamak.

Susurration : Hışırtı.

Grouching : Vızıltı. Şikayet etmek. Huysuzluk. Dırdırcı. Yakınmak. Söylenme. Sızlanmak.

Gnarl : Yumruluk. İri budak. Bükülmüş ve düğümlü hale getirme. Budak. Bükmek. Boğum. Dolamak.

Mutter synonyms : mussitate, quetch, grumble, bumble about, crab, rown, sound off, mumbled, frets, mumblings, speak low, kvetch, grousing, verbalise, hum, bleat, speak, purr, bleated, talk, chides, undertones, be said, plain, whishts, breathed, murmured, coo, growl, mutters, mumble, whispers, soughing.

 

Mutter zıt anlamlı kelimeler, Mutter kelime anlamı

Cheer : Neşe. Neşelendirmek. Bağırış. Alkış. Cesaretlendirmek. Yüreklendirmek. Desteklemek. Teşvik etmek. Şenlendirmek. Umutlandırmak.

Mutter ingilizce tanımı, definition of Mutter

Mutter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., to utter indistinct complaints or angry expressions. To growl. To utter words indistinctly or with a low voice and lips partly closed. Repressed or obscure utterance. To utter with imperfect articulations, or with a low voice. To grumble. As, to mutter threats.