Nack türkçesi Nack nedir

  • Olumsuz alındı damgası.

Nack ile ilgili cümleler

English: Ali is eating snacks.
Turkish: Ali aperatifler yiyor.

English: Ali is making a snack for Mary.
Turkish: Ali Mary için bir aperatif hazırlıyor.

English: A carrot is a healthy snack.
Turkish: Havuç sağlıklı bir aperatiftir.

English: Can you make me a snack?
Turkish: Bana bir aperatif yapabilir misin?

English: Ali fixed us a snack.
Turkish: Ali bize bir aperatif hazırladı.

Nack ingilizcede ne demek, Nack nerede nasıl kullanılır?

Nick nack : Ufak biblo. Biblo. Çerez. Ivır zıvır. Küçük biblo. Önemsiz şey.

Afternoon snack : Öğleden sonra kahvaltısı. Öğleden sonra yenilen hafif yemek.

Have a snack : Atıştırmak. Aperatif almak.

Have the knack of : Püf çekidini bilmek. Püf noktasını bilmek.

I would like a snack : Atıştırmak için bir şeyler rica ediyorum.

Knacker : Yıkıcı. Bitap düşmek. Yaşlanmış atları alıp satan kimse. Eski evleri malzemesi için alan kimse. Yıkmacı. Sakatat alıp hayvan maması yapan kasap. Eski ev veya gemileri alıp satan kimse. Yorulmak.

Knackwurst : Küçük boy baharatlı sosis. Bahartlı ve küçük boy sosis.

Knacks : Ustalık. Beceri. İşin sırrı. Püf noktası.

Knacked : Yorgun. Bitap düşmüş. Engellenmiş. Bozuk.

Knackwursts : Bahartlı ve küçük boy sosis. Küçük boy baharatlı sosis.

 

İngilizce Nack Türkçe anlamı, Nack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Need : Gereksinim duymak. Gereksinme. İhtiyaç duymak. İstemek. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Gereksemek. -mali. Muhtaç olmak. Gereksinim içinde olmak. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. güdü.

Dearth : Açlık. Yokluk. Kıtlık. Eksiklik.

Thymus gland : Timüs bezi. Timus bezi. Özden.

Demand : Hak iddia etmek. Talep etmek. İstem. İstek. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü. Gerektirmek. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Talep. Emretmek.

Cervical vertebra : Boyun omuru. Boyun omuru (tıp).

Nape : Ense.

Body : Nesne. Miktar. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Kütle. Kasa. Grup. Kitle. Ceset. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Birlik.

Dewlap : Sarkık gerdan. Büyük baş hayvanlarda boyun altındaki sarkık deri. bos indicus ırkı sığırlarda deri sarkıklığıyla belirgin ön bacaklar arasındaki alan. boyun eti. Gerdan (inek vb.). Normalde keçilerde, arasıra kimi domuz ve koyun ırklarında, alt çenenin altında asılı, eklentileri kıkırdağımsı özellikte, 3-6 santimetre uzunluğunda deri sarkmaları. tek bir baskın gene bağlı olarak biçimlendiği kabul edilir. Gerdan. Boynun altındaki sarkık deri (inek vb.).

 

Windpipe : Gırtlak. Nefes borusu. Yaprak damarı. Trake. Soluk borusu.

Nucha : Nüka. Ense.

Nack synonyms : sternocleido mastoideus, areteria cervicalis, bull neck, cervical artery, sternocleidomastoid muscle, mineral deficiency, vena jugularis, sternocleidomastoid, arteria carotis, musculus sternocleidomastoideus, external body part, deficit, famine, want, deficiency, carotid artery, thymus, throat, cervix, physical structure, jugular, absence, jugular vein, shortness, trachea, pharynx, stringency, negative acknowledge character, shortage, organic structure, scruff, tightness, neck bone.

Nack zıt anlamlı kelimeler, Nack kelime anlamı

Presence : Orada bulunma. Buradalık. Bulunuş. Huzur. Ön. Yapı. Hazır bulunma. Tavır. Varlık.

Include : Katmak. Dahil etmek. Kapsamına almak. Kaplamak. Yer vermek. İçermek. Kapsamak. İçine almak.

Have : -si olmak. Etmek. Almak. Elde etmek. Sahip olmak. Olmak. Kabul etmek. Aldatmak. Dolandırmak. Malik olmak.