Bu sayfada Garı ne demek nedir garı hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi garı resimleri yazıları türkçesi ne demek garı ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller garı hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Garı nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık. Ayağı garıncalı : Bozuk ahlaklı, fahişe Ayak garısı : Kötü kadın. Cızı garığı : Karıklar içinde toprak yığınından yapılan sınır. Çit gar...
Garıgullet nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kadınlar topluluğu. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garıg : Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek. Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü iç...
Garıhmah nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Bostan sulanırken bölmenin düzgün olmaması yüzünden su karışmak. Gözler kardan rahatsız olmak. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garıh : Tarh, bölüm (tarla için). B...
Garık nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Tarh, bölüm (tarla için): On garık patlıcan ektik. Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek. Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan: Tarlaya garık diktim. Pirinç ekilen yer. Artık,...
Garıklu nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Buğday, arpa, çavdar karışımı tahıl. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garık : Tarh, bölüm (tarla için): On garık patlıcan ektik. Bahçe ve bostanlarda, sulama için ...
Garılmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Ses bağırmaktan ya da hastalıktan kısılarak kalınlaşıp, incelmek. Bir iş içinde bocalayıp kalmak: Bir sürü çocuğun içinde garıldım kaldım. Büyümek, olgunlaşmak. Cinsi ilişkide bulunmak (insan ve h...
Garımak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üst...
Garın nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Karın. Teknik terim anlamı: Elle yapılan fanilyalarda görülen bir motif. (Yenikent Aksaray Niğde). Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Eli garıncalı : Kaş ile göz ara...
Garıncalı olmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Yük taşıyan hayvanların tırnaklarının içi oyulmak: Bizim eşeğin ayağı garıncalı olmuş. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garın : Karın. Elle yapılan fanilyalarda gö...
Garıca nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Arpacık soğanı. Ekinlerdeki kararma hastalığı. Meşe, diken, çalı gibi bitkilerden elde edilen odun. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Arpacık soğanı : Tohumdan yeti...
Garıg nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garıgullet : Kadınlar topluluğu. Bostanlar : Bartın ili, Amasra ilçesinde, m...
Garıh nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Tarh, bölüm (tarla için). Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek. Sınır çizgisi; tarlayı garıh etmek. Eski türkçe karak: göz ağrısı; kara bakmaktan gözlerin kızarıp iyi görememesi. K...
Garıhmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Aklı karışmak. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garıh : Tarh, bölüm (tarla için). Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek. Sınır çizgisi; tarlayı garı...
Garık çekmek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Tarlada çapa ile ark açmak. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garık : Tarh, bölüm (tarla için): On garık patlıcan ektik. Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ar...
Garıkmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Gözler kardan rahatsız olmak: Keski gelmez olaydım gözlerim garıktı. Ses bağırmaktan ya da hastalıktan kısılarak kalınlaşıp, incelmek: Bugün çok üşüdüm, sesim bile garıkmış. Su yolu tıkanıp suyu g...
Garım nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: İki teneke suyla un karıştırılarak yapılan hamur: Üç garım ekmek yaptık. Tınazdan, savrulmak için ayrılan bir parça. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garımak : Bir...
Garımca nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Karınca. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garım : İki teneke suyla un karıştırılarak yapılan hamur: Üç garım ekmek yaptık. Tınazdan, savrulmak için ayrılan bir par...
Garıncalanmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Karıncalanmak, uyuşmak. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garın : Karın. Elle yapılan fanilyalarda görülen bir motif. (Yenikent Aksaray Niğde). İmik garıncalanmak :...
Garıncımak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Ses bağırmaktan ya da hastalıktan kısılarak kalınlaşıp, incelmek. Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık Garın : Karın. Elle yapılan fanilyalarda görülen bir motif. (Yen...