Garıh nedir, Garıh ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tarh, bölüm (tarla için).
Bahçe ve bostanlarda, sulama için açılan ark, hendek.
Sınır çizgisi; tarlayı garıh etmek.
Eski türkçe karak: göz ağrısı; kara bakmaktan gözlerin kızarıp iyi görememesi.
Karık, sebze ekilmek için hazırlanmış olan yer.
Garıh tanımı, anlamı
Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık
Garıhmah : Bostan sulanırken bölmenin düzgün olmaması yüzünden su karışmak. Gözler kardan rahatsız olmak.
Garıhmak : Aklı karışmak.
Sınır çizgisi : Yarışlıklarda, ölçü çizgisinin 70 cm. dışına, yarışlık dolanımınca çizilen ve öndeki koşucuya ayrılan yeri gösteren çizgi. Buna "dış çizgi" de denir.
Bostanlar : Bartın ili, Amasra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa ili, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye şehrinde, Düziçi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Ekilmek : Ekme işi yapılmak.
Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.
Sulama : Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.
Hendek : Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur. Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
Ekilme : Ekilmek işi.
Göreme : Nevşehir ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.
Bakmak : Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
Gözler : Denizli kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar.
Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.
Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
Karık : Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). Sabanla açılan çizi. Ark. Arklar arasında kalan toprak parçası.
Hende : Bu, şu, o.
Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.
Diğer dillerde Gaolao sığırı anlamı nedir?
İngilizce'de Gaolao sığırı ne demek ? : gaolao cattle

Bu kısımda Garıh nedir? Garıh ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Garıh tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Garıh hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.