Hendek nedir, Hendek ne demek

Hendek; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur
  • Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

"Hendek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir hendekten çıkıp öbürüne giriyor, bir çukurdan kurtulup bir başkasına dalıyordu." - O. V. Kanık

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Su arkı. (Arak *Şarkikaraağaç -Isparta)

Hayvan girmesini önlemek amacıyla tarlanın dört tarafına açılan çukur. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Bilimsel terim anlamı:

Toprağa gömülecek boruları döşemek için açılan yarık.

İngilizce'de Hendek ne demek? Hendek ingilizcesi nedir?:

trench

Fransızca'da Hendek ne demek?:

fosse, possé

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Artvin kenti, Hopa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Hendek kısaca anlamı, tanımı:

Çöküntü hendeği : Yer kabuğunun birbirine paralel olarak uzanan kırıkları veya basamaklı kırık dizileri arasındaki çökmüş bölümü, yer çöküntüsü, graben.

Cahile söz anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtür : "ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın deve hendekten atlatılamaz, cahile söz anlatmak bundan da zor bir şeydir" anlamında kullanılan bir söz.

 

Deveye hendek atlatmak : Birine yapılması çok zor, hemen hemen imkânsız olan işleri yaptırabilmek.

Geçme : Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

Engel : Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap.

Olacak : Olmasının önüne geçilemeyen durum. Olması, yapılması uygun olan. Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Kazıl : Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim.

Derin : Yoğun. Ayrıntılı. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Uzun süren. İçten gelen. Dip. Yüzeyden içeri inen.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

 

Sakarya : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bağlı : Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Sınırlanmış, sınırlı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.

Hendek kesmek : Hendek açmak, kazmak.

Hendek kestirmek : Hendek açtırmak, kazdırmak.

Hendek silo : Yeşil ve taze yemler veya diğer bazı yaş yemlerin silajı için kullanılan, üç tarafı duvar veya meyilli bir arazide kazılmış bir tarafı veya karşılıklı iki yanı açık, hava ve su sızdırmayacak biçimde yapılmış yapı.

Hendekköy : Diyarbakır ili, Ergani ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Şırnak şehri, İdil ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Hendekli engel : Çit ile su hendeğinden oluşan engel.

Hendekli engel koşusu : Her dönüsünün dördüncü engeli çitli hendekli olan 28 çitli engel ve 7 hendekli engeli kapsayan 3000 m. lik koşu ile 32 çitli engeli, 8 hendekli engeli olan 2 millik engelli koşuya verilen ad.

Hendeksi papillalar : Papilla vallata.

Hendek ile ilgili Cümleler

  • Cahile laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
  • Ali Mary'nin cesetini bir hendekte buldu.
  • Hendek on fit genişliğinde.
  • Kalenin etrafında bir hendek var.
  • Senden laf almaya çalışmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor.
  • Sığ hendek üzerinden atladı.
  • Birçok kale bir hendekle çevrilidir.
  • Ona laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor.

Diğer dillerde Hendek anlamı nedir?

İngilizce'de Hendek ne demek? : [Hendek] n. ditch, fosse, trench, moat, dike

Fransızca'da Hendek : fossé [le], douve [la], tranchée [la]

Almanca'da Hendek : Graben

Rusça'da Hendek : n. ров (M), канава (F), кювет (M), водосток (M), водоток (M), траншея (F), котлован (M)