Garılmak nedir, Garılmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ses bağırmaktan ya da hastalıktan kısılarak kalınlaşıp, incelmek.

Bir iş içinde bocalayıp kalmak: Bir sürü çocuğun içinde garıldım kaldım.

Büyümek, olgunlaşmak.

Cinsi ilişkide bulunmak (insan ve hayvan için).

Karıştırılmak.

Garılmak anlamı, tanımı

Garı : Kadın. Kara, siyah. Yaşlı kadın. Karı, kadın. Gayrı, artık

Karıştırılmak : Karıştırma işi yapılmak.

Karıştırılma : Karıştırılmak işi.

Olgunlaşmak : Meyve olgun duruma gelmek. İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak. Yazı, düşünce olgun duruma gelmek.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

İncelmek : İnce duruma gelmek. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak. Zayıflamak. Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Bağırmak : İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak. Yüksek sesle azarlamak. Kendini belli etmek.

Karıştır : Karıştırmak.

 

Bir sürü : Pek çok.

Bağırma : Bağırmak işi.

İncelme : İncelmek işi.

Bulunma : Bulunmak işi.

Hastalı : Hastalıklı.

Büyümek : Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek. Genişlemek. Yaşı artmak, yaşlanmak. Yetişmek. Sayıca artmak. Önem ve değer kazanmak. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Kalmak : Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

Büyüme : Büyümek işi.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Diğer dillerde Gaolao sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Gaolao sığırı ne demek ? : gaolao cattle