Nephropore türkçesi Nephropore nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Omurgasızların boşaltım organları olan nefridyumun dışarı açıldığı açıklık.
  • Nefridyopor.

Nephropore ingilizcede ne demek, Nephropore nerede nasıl kullanılır?

Nephropathy : Böbrek hastalığı (patoloji). Böbrek rahatsızlığı. Böbrek hastalığı. Nefropati.

Analgesic nephropathy : Aspirin, fenilbutazin ve fenasetin gibi antiprostaglandin etkili ilaçların yerel iskemik etkilerle böbrek papillasında oluşturduğu nekrozla belirgin böbrek bozukluğu. Analjezik nefropatisi. Analjezik böbrek hasarı.

Hypercalcemic nephropaty : Nefrokalsinozis. Hiperkalsemik böbrek hasarı.

Hypokalaemic nephropathy : Sindirim kanalı lezyonları ve kronik ishallerde oluşan potasyum kaybına bağlı olarak görülen proksimal konvolut tubuluslardaki geniş vakuolleşmelerle belirgin böbrek değişimi. Hipokalemik böbrek hasarı.

Tubulointerstitial nephropathy : Tubulointerstisyel böbrek hastalığı. İri norveç ırkı tazıların, distal tubuluslarda ve toplayıcı kanallarda küçük kese biçiminde genişlemelerle başlayan, paryetal epitelde hipertrofi ve hiperplazi, fibrozis böbreğin büzüşmesi ve solgun bir görünüm almasıyla belirgin kalıtsal hastalık, norveç tazılarının ailevi böbrek hastalığı.

Nephrogenetic : Böbrek dokusunun içine doğru gelişen. Nefrojenetik.

 

Nephroblast : Nefroblast. Nefridyumu verecek olan embriyonik hücreler.

Nephrocardiac : Böbrek ve kalbe ait olan. Nefrokardiyak.

Nephrocolic : Böbrek ve kalın bağırsağa ait olan. böbrek sancısı. Nefrokolik.

Nephrocalcinosis : Kanda kalsiyum düzeyinin aşırı düzeyde yükselmesi ve adenil siklazın inaktivasyonu sonucu tubulus bazal zarları ve epitelinde başlayan, daha sonra glomerulusları etkileyen böbrek kireçlenmesi, hiperkalsemik böbrek hasarı. Nefrakalsinozis. Böbrek dokusunda çok sayıda kireçlenme odaklarının meydana gelmesi. Böbreklerde kalsiyum çökeltisi bulunması (tıp veya medikal terimi). Nefrokalsinozis. Nefrokalsinoz.

İngilizce Nephropore Türkçe anlamı, Nephropore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nephropore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

Nephridiopore : Omurgasızların boşaltım organları olan nefridyumların vücut dışına açıldıkları açıklık.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Nephropore synonyms : abramis zone, abambulacral area, a chromosome, acacia, a site, abiotic factor, abiotic environment.