Neural lobe türkçesi Neural lobe nedir

  • Hipotalamustan uzanan ve nörosekresyon hücrelerini içeren, oksitosin ve vazopressin hormonlarını salgılayan hipofiz art lobunun bir bölgesi.
  • Nöral lob.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Nöral lop.

Neural lobe ingilizcede ne demek, Neural lobe nerede nasıl kullanılır?

Neural : Sinirlere ait. Sinirsel. Sinirle ilgili. Nöral. Asabi. Sinir. Sinire ait.

Lobe : Dilim. Bir organ ya da bir yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı ya da parçası. Kulak. Yana yatmak. Lob. Herhangi bir kılganın yuvarlak bölümü. Lop. Bir organ veya yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı veya parçası. Bir organın yuvarlak ve birbirinden ayrılmış parçalarından her biri.

Neural blockage : Anestezik madde enjeksiyonuyla sinirsel iletimi ortadan kaldırma, sinir blokajı. Sinir iletisinin kesilmesi. Sinir blokajı.

Neural canal : Nöral kanal. Balıkların omurgasında sinirlerin geçtiği kanal.

Neural computer : Nöral bilgisayar.

Neural conduction : Sinir dokusu. Nöral iletim.

İngilizce Neural lobe Türkçe anlamı, Neural lobe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neural lobe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Neural lobe synonyms : abramis zone, a protein, a cells, a site, abacus bodies, abiotic factor.