Neural türkçesi Neural nedir

  • Sinire ait.
  • Nöral.
  • Sinirlere ait.
  • Sinirsel.
  • Asabi.
  • Sinirle ilgili.
  • Sinir.

Neural ile ilgili cümleler

English: I'm afraid I have neuralgia.
Turkish: Maalesef nevraljim var.

English: She suffers from constant neuralgia.
Turkish: O, sürekli nevraljiden acı çekmektedir.

Neural ingilizcede ne demek, Neural nerede nasıl kullanılır?

Neural blockage : Sinir iletisinin kesilmesi. Sinir blokajı. Anestezik madde enjeksiyonuyla sinirsel iletimi ortadan kaldırma, sinir blokajı.

Neural canal : Balıkların omurgasında sinirlerin geçtiği kanal. Nöral kanal.

Neural computer : Nöral bilgisayar.

Neural conduction : Sinir dokusu. Nöral iletim.

Neural crest cells : Sinir kabartısı hücreleri. Kanalis nöralisin gelişmesi sırasında iki yan kısımdaki kabartılardan gelişen hücreler. kimi krista nöralis hücreleri göçle endodermden gelişen organlar içerisine yerleşirler.

Neural spine : Omurun dorsal dikeni. Nöral diken.

Neural ectoderm : Nöron dışderisi.

Neural lymphomatosis : Nöral lenfomatozis. Marek hastalığı.

Neural retina : Nöral retina. Retinanın fotoreseptör hücreleri ile sinir hücreleri tabakası.

Neural impulse : Sinirsel itki. Sinirsel tepi.

İngilizce Neural Türkçe anlamı, Neural eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Neurotics : Sinir hastası. Safkan. Kuruntulu. Nevrozlu. Nevrozla ilgili. Evhamlı. Nörotik. Sinirlere tesir eden ilaç. Nevrotik kimse.

Jittery : Gergin. Sinirli. Siniri tepesinde. Çok sinirli. Korku içinde. Gergin (kimse).

Hot blooded : Ateşli. Sıcak iklime sahip doğu veya orta asya orijinli at ırkları. Ateşli (cinsel açıdan). Atılgan. Çabuk parlayan (kimse). Kızgın. Çabuk heyecanlanan. Çabuk sinirlenen.

Nerve : Kuvvet. Çaba. Cüret. Küstahlık. Asap. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Gayret. Cesaret vermek.

Neuronal : Sinir hücresine ait veya ilgili (anatomi terimi). Nöronal. Nöronik. Nöronol.

Choleric : Çabuk sinirlenen. Fevri. Çabuk öfkelenen. Hiddetli. Aceleci. Kolera ile ilgili. Sinirli. Kolerik. Çabuk kızan.

Feisty : Enerjik insan. Canlı. Girişken. Cesur. Heyecanlı. Agresif. Enerjik. Hakkını savunan.

Crabbier : Darmadağın. Aksi. Huysuz. Dırdırcı. Gıcık. Karman çorman.

Fractious : Dik kafalı. Alıngan. İnatçı. Çabuk sinirlenen. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Serkeş. Fevri. Huysuz. Kavgacı.

Neuro : Sinir sistemiyle ilgili. Nöro-.

Neural synonyms : crankiest, feistiest, cranky, incensement, feistier, crankier, furies, angers, irritating, fibre, boundary, irksome, irritable, high strung, anger, nervous, crustier, crustiest, crabbiest, crabby, neuronic, crusty, fiber, naggy, angering, neuritic, equanimity, arse, neurotic.

Neural ingilizce tanımı, definition of Neural

Neural kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Taining to, situated in the region of, or on the side with, the neural, or cerebro-spinal, axis. Relating to the nerves or nervous system. As applied to invertebrates it is usually the same as ventral. Cf. Hemal. Opposed to hemal. As applied to vertebrates, neural is the same as dorsal.