Neuropore türkçesi Neuropore nedir
- Nöral borunun dışa açıldığı delik.
- Nöropor.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Neuropore ingilizcede ne demek, Neuropore nerede nasıl kullanılır?
Neuroporus rostralis caudalis : Ön ve arka sinir delikleri. Embriyoda kanalis nöralisin iki ucunda nöroporus rostralis ve nöroporus kaudalisin biçimlendirdiği delikçikler.
Neuropodium : Çok kıllıların (polychaeta) parapodunun ventral lobu. Nöropodyum.
Neuroparalysis : Nöroparalizi. Sinirlerdeki patolojik değişim nedeniyle meydana gelen felç. Nöroparaüz. Nöroparaliz.
Neuroparalytic keratitris : Nöroparalitik keratitis. Sinirsel uyarımın yetersizliğinden kaynaklanan kornea yangısı, nörotrofik keratitisi.
Neuropath : Sinir hastası. Nevropat. Nöropat.
Neuropathy : Sinir sistemi hastalığı. Sinir hastalığı. Nöropati. Sinir sistemini etkileyen hastalık (patoloji). Nöropatide. Nevropati. Periferal sinir sisteminde işlevsel veya yangısal özellikteki her türlü patolojik değişim. periferal sinir sisteminde yangısal özellikte olmayan her türlü patolojik değişim.
Neuropathologist : Sinir sistemi hastalıkları patolojisi uzmanı. Nöropatoloji uzmanı. Sinir sistemi hastalıklarını araştıran kimse. Nöropatoloji uzmanı olan hekim.
Neuropathist : Asabiyeci. Nörolog.
Neuropathological : (tıp, patoloji) nöropatolojik. Nöropatolojiye ait veya ilgili (sinir sistemi hastalıkları ve bozuklukları bilimi). Neropatolojik.
Neuropathic dysphagia : Dil, yutak veya vagus sinirindeki patolojik değişimlerden kaynaklanan yutma güçlüğü. Nöropatik yutma güçlüğü.
İngilizce Neuropore Türkçe anlamı, Neuropore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neuropore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nervous tissue : Embriyonun ektoderm tabakasından köken alan, organizmayı iç ve dış çevreden haberdar eden, nöron adı verilen uzun ve farklılaşmış hücrelerden oluşan, uyartıları (impulsları) sinaps denen özel bölgeler vasıtasıyla bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine ileterek sonuçta tepki ya da uyartı meydana gelmesini sağlayan, besleyici ve destekleyici nörogliya hücreleri (astrositler, oligodendrositler, mikrogliya ve ependim) tarafından kuşatılan, miyelinli ve miyelinsiz sinir tellerinden meydana gelen ve organizmayı ağ şeklinde saran, hasar görmesi halinde kendini çok az ya da hiç yenileyemeyen doku. Sinir dokusu.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen.
Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Grey matter : Sinir hücrelerinin gövedeleri, gliya hücreleri ve sinir tellerinden meydana gelen, beyin ve beyincikte dış tarafa, omurilikte iç tarafa yerleşmiş bölge. Gri madde. Zeka. Akıl. Boz madde. Bozmadde. Beyin. Kafa veya beyin. (beynin merkezini oluşturan) gri madde.
Nerve tissue : Sinir dokusu. Birlikte çalışan nöronlar grubu. Sinir doku. Sinirdoku. Sinir sisteminin bir parçası olan doku.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Neuropore synonyms : fungus genus, grey substance, substantia grisea, family sphaeriaceae, sphaeriaceae, genus neurospora, aardwolf, aardvarks, gray matter, gray substance, a chromosome, a site, abiotic factor, abductor muscle, a cells, abiotic environment, neuropil, a protein.
Neuropore ingilizce tanımı, definition of Neuropore
Neuropore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An opening at either end of the embryonic neural canal.

Bu kısımda Neuropore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neuropore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neuropore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neuropore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.