Neutralizing türkçesi Neutralizing nedir

Neutralizing ingilizcede ne demek, Neutralizing nerede nasıl kullanılır?

Neutralizing agent : Nötrleştirici madde. Nötralizasyon maddesi.

Neutralizing fire : Düşmanın saldırabilme kabiliyetini zayıflatmak için yakılan ateş.

Bridge neutralizing : Köprü nötrleştirme.

Neutralization : Yansızlaşma. Ilınlanım. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tarafsızlaştırma. Asit niteliğini yok etme. Etkisizleştirme. Nötrleştirme. Nötralizasyon. Nötrleşme. Etkisiz hale getirme.

Neutralizations : Etkisiz hale getirme. Nötrleştirme. Yansızlaştırma. Nötrleşme. Etkisizleştirme. Tarafsızlaştırma. Asit niteliğini yok etme. Nötralizasyon. Nötr hale getirme. Tarafsızlaşma.

Cross neutralization : Çapraz nötrleştirme.

Neutralize : Tarafsız kılmak. Tesirsiz bırakmak. Nötrleştirmek. Etkisizleştirmek. Tarafsız kılmak (hukuk). Nötr hale getirmek. Etkisiz duruma getirmek. Nötrlemek. Etkisiz hale getirmek. Etkisini yok etmek.

Cathode neutralization : Katot nötrleşmesi.

Neutralized : Giderilmiş. Nötralize edilmiş. Nötr hale gelmiş veya getirilmiş. Nötr hale getirilmiş. Nötrleştirilmiş. Etkisiz hale getirilmiş (ayrıca neutralised). Nötürlenmiş.

 

Neutralisation : Yansızlaştırma. Asit niteliğini yok etme. Tarafsızlaştırma süreci. Etkisiz hale getirme. Nötralizasyon. Nötrleştirme. Tarafsızlaştırma. Nötrleşme. Tarafsızlaşma.

İngilizce Neutralizing Türkçe anlamı, Neutralizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neutralizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inactivate : Aktif olmayan hale getirmek. Etkisizleştirme. Etkinsizleştirmek. Hareketsizleştirmek. Pasif kılmak. Durağan bir hale getirmek. Gayri faal hale sokmak. Durdurmak. Pasifleştirmek.

Deactivated : Etkisiz hale getirilmiş. Devre dışı bırakılmış. Etkisiz hale getirmek. Etkisizleştirilmiş. Durdurmak. Durdurulmuş. Devre dışı bırakmak. Devre dışı.

Neutralize : Tarafsız kılmak (hukuk). Nötrleştirmek. Etkisini yok etmek. Etkisiz duruma getirmek. Etkisiz hale getirmek. Tesirsiz bırakmak. Nötrlemek.

Neutralization : Ilınlama. Etkisizleştirme. Tarafsızlaştırma. Bir üçlü yükselteç çevriminde üst-üşek kafes sığasının etkisini önlemek için bir dengeleyici sığaç kullanma. elektriksel yük dengesi yitmiş olan bir dizgede dengeyi kurma. Etkisiz hale getirme. Yansızlaşma. Asit niteliğini yok etme. Özgül antikorlar aracılığıyla virüslerin konak hücrelere bağlanmasının engellenmesi ve virüs üremesinin durdurulması. bir eriyiğin asit veya alkali niteliğini ortadan kaldırma, nötr yapma. Nötralizasyon.

Defuse : Dağıtmak. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. (ortamı) sakinleştirmek. Tapasını çıkarmak. Patlayıcı fitilini sökmek. Tansiyonu düşürmek. Yatıştırmak. Etkisiz hale getirmek.

 

Counteracted : Karşılık vermek. Etkisini gidermek. Karşı koymak. Etkisini yok etmek. Karşı savaşmak. Gidermek. Önlemek. Etkisiz hale getirmek. Mukabele etmek.

Neutralise : (fizik) yüksüz bırakmak. Etkisiz kılmak. Etkisiz hale getirmek. (kimya) bir çözeltinin ne asidik ne de alkalik olmasına neden olmak (ayrıca neutralize). Nötrleştirmek. Tesirini yok etmek. Nötrlemek. Yansızlaştırmak.

Defuze : Dağıtmak. Yatıştırmak. Patlayıcıyı etkisizleştirmek. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. (ortamı) sakinleştirmek. Tapasını çıkarmak. Etkisiz hale getirmek. Tansiyonu düşürmek. Bir patlayıcıyı boşaltmak veya etkisiz hale getirmek. Fitilini sökmek (patlayıcı).

Deactivating : Devre dışı bırakmak. Etkisiz hale getirmek. Durdurmak.

Centralising : Merkezleştirmek (ayrıca 'centralize'). Konsantre olmak. Merkezde toplama. Merkez noktasına doğru çekmek. Tek bir otoritenin altına girmek (devlet, vb.). Yoğunlaşmak. Merkezileştirme. Merkezileşme.

Neutralizing synonyms : neutralizations, defuses, deactivate, neutralising, unifying, counteracting, disenable, counteracts, deactivates, neutralises, consolidative, neutralizes, centripetal, defuzed, neutraliser, integrative, defuzes, neutralizer, defang, counteract, neutralisation.

Neutralizing zıt anlamlı kelimeler, Neutralizing kelime anlamı

Decentralizing : Bağımsız yönetime geçmek. Ademi merkezileştirme.