Nobel prize türkçesi Nobel prize nedir

Nobel prize ile ilgili cümleler

English: There is no Nobel Prize in mathematics.
Turkish: Matematikte Nobel ödülü yok.

English: Tom won the Nobel prize for his research.
Turkish: Tom, araştırması nedeniyle Nobel ödülünü kazandı.

English: Hans Bethe won the 1967 Nobel Prize in Physics for his work concerning energy production in stars.
Turkish: Hans Bethe 1967'de yıldızlarda enerji üretimi hakkındaki işi için fizik nobel ödülünü kazandı.

English: Dr. Yukawa, the Nobel prize winner, died in 1981.
Turkish: Nobel ödüllü Dr. Yukawa 1981 yılında öldü.

English: After winning the Nobel prize, she remained as modest as ever.
Turkish: Nobel ödülünü kazandıktan sonra her zamanki kadar mütevazı kaldı.

Nobel prize ingilizcede ne demek, Nobel prize nerede nasıl kullanılır?

Prize : Uğraşman oyuncuların yengiyle ya da beraberlikle bitirdikleri bir karşılaşmadan sonra takımlarından aldıkları para armağanı. Ödül kazanan. Değer biçmek. Ödüle layık. Değer vermek. -e çok değer vermek. Manivela ile kaldırmak. Takdir etmek. Su katılmadık. Kanırtmak.

Nobel prize laureate : Nobel ödülü ile ödüllendirilen veya nobel ödülü verilen kimse. Nobel ödülü sahibi.

Nobel prizeman : Nobel ödülü kazanan kimse.

 

Nobel prizewinner : Nobel ödülü ile ödüllendirilen kimse. Nobel ödülü sahibi.

Nobel laureate : Bir nobel ödülü sahibi (nobel ödülleri çeşitli profesyonel mesleklerde üstün başarılara imza atanlara verilir). Nobel ödülü kazanmış. Nobel ödüllü.

Nobel peace prize : Nobel barış ödülü.