Nog türkçesi Nog nedir

Nog ile ilgili cümleler

English: Have some eggnog.
Turkish: Biraz yumurta likörü al.

English: He's an oceanographer.
Turkish: O bir deniz bilimci.

English: Hideyo Noguchi was a great man.
Turkish: Hideyo Noguchi harika bir adamdı.

English: Dr. Hideo Noguchi died in Africa in 1928.
Turkish: Dr. Hideo Noguchi 1928'de Afrika'da öldü.

English: Ali abandoned his dream of becoming an oceanographer.
Turkish: Ali bir oşinograf olma hayalinden vazgeçti.

Nog ingilizcede ne demek, Nog nerede nasıl kullanılır?

Noggin : Küçük kulplu bardak. İçki ölçüsü. Ufak bardak. Kafa. Kelle. Fincan. Bir içki ölçüsü.

Nogging : Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina. Çerçeve duvarı doldurma. Hımış. Duvar dolgusu. Enine takviye. Kirişleme dolgusu. Hımış duvar.

Noggings : Enine takviye. Kirişleme dolgusu. Hımış. Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina. Çerçeve duvarı doldurma. Duvar dolgusu.

Noggins : Bir içki ölçüsü. Küçük kulplu bardak. İçki ölçüsü. Ufak bardak. Kelle. Fincan. Kafa.

Nogo : İmkansız.

Afibrinogenemia : (tıp veya medikal terimi) kanda fibrinojen yokluğu. Kanda ı. pıhtılaşma faktörü eksikliği. Afibrinojenemi. Hipofibrinojemi.

 

Agglutinogenic : Aglutinojenik. Aglütinojenik. (immünoloji ) aglütinin üretimine neden olan antikor ile ilgili (kan pıhtılaşmasına neden olan madde). Aglutinojene ait.

Actinography : Aktinografi. Işıyan enerji yoğunluğunu kaydetme işlemi (kimya).

Agnogenic : Agnojenik.

Adrenogenital syndrome : Genitosürrenal sendrom. Adrenogenital sendrom.

İngilizce Nog Türkçe anlamı, Nog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trunnels : Gemi yapımında kullanılan bir kalas.

Tee : Golf topunun koyulduğu yer. Borudan kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Te. (golf) başlama yeri. T dirsekle birleştirmek. T biçiminde parça. T dirsek. T şeklinde. T biçimindeki şey. T borusu.

Chock : Takoz koymak. Odun parçası. Domuzdamı. Tıkamak. Takozla desteklemek. Destek koymak. Tıka. Kızak. Kızağa çekmek.

Marlinespike : Tel açmak için kullanılan demir çubuk. Kavilya.

Trunnel : Gemi yapımında kullanılan bir kalas.

Quoins : Köşe. Dizgi çerçeve takozu. Duvarın dış köşesi. Duvar köşesi. Köşe taşı. Kıskı.

Block : Kapamak. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Önünü kesmek. Engellemek. Kütle. Tıkamak. Alıkoymak. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Öbek.

 

Marlinespikes : Tel açmak için kullanılan demir çubuk. Kavilya.

Treenail : Tahta çivi. Ahşap çivi. Çivi.

Tent peg : Çadır kazığı. Çadır mandalı. Çadır bezlerinin, birbirine tuturulmasında kullanılan özel mandal.

Nog synonyms : golf tee, toughened, noggings, peg, deadwood, cleat, templet, nogging, pin, nogs, chumps, chump, dowel, sprag, template, quoin, deadwoods, trenail, shim, cottar.

Nog ingilizce tanımı, definition of Nog

Nog kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wooden block, of the size of a brick, built into a wall, as a hold for the nails of woodwork. To fill in, as between scantling, with brickwork. A noggin.