Not only türkçesi Not only nedir
- [#yalnız Yalnızca] – değil.
- İmkanı yok veya olmaz.
- Ayrıca - de.
- Sadece – değil.
- - olması yeterli değil.
- Sadece.
Not only ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary are not only lovers, but are also best friends.
Turkish: Ali ve Mary sadece sevgili değil fakat aynı zamanda en iyi arkadaşlar.
English: Ali not only eats more than Mary does, but he also eats much faster.
Turkish: Ali sadece Mary'den daha fazla yemez fakat aynı zamanda çok daha hızlı yer.
English: Athletes must be tough not only physically, but also mentally.
Turkish: Atletler sadece fiziksel olarak değil fakat aynı zamanda zihinsel olarak da güçlü olmalılar.
English: Ali is not only unhappy at work, but also unhappy at home.
Turkish: Ali sadece işte değil ama aynı zamanda evde de mutsuz.
English: Ali likes not only Mary but Alice as well.
Turkish: Ali sadece Mary'yi değil aynı zamanda Alice'i de sever.
Not only ingilizcede ne demek, Not only nerede nasıl kullanılır?
Not : Emes. Değil. Yok. Yoksa. Asla. Olmayan. Gayri.
Only : Fakat. Ancak. Ama. Yalnız. Yegane. Mücerret. Ne var ki. Ağırbaşlı. Sırf. Sadece.
Not only this : Sadece bu değil. Yalnız bu değil.
Not a bit : Asla. Hiç de değil.
Not a few : Az değil. Birçok.
Not a little : Epey. Ziyadesiyle. Bir hayli.
Not a living soul : Hiç kimse. Bir allah'ın kulu (yok vb). Tek bir allahın kulu.
İngilizce Not only Türkçe anlamı, Not only eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Not only ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Merely : Sade. Yalnızca. Tek. Yalnız. Adeta. Sırf. Ancak. Salt. Safi.
But : Gel gör ki. Fakat. Hiç olmazsa. Ama. Hariç. Oysa. Meğerse. Da. Halbuki. İtiraz.
None but : Yalnız. - dışında hiç kimse. Yalnızca.
Barely : Gücü gücüne. Çok az. Çok çok az. Hemen hemen. Zoraki. Zar zor. Dar. Kıtı kıtına. Ancak.
Nothing but : -den başka bir şey. Sırf. Hariç hiçbir şey. Bir tek. Yalnızca. Yalnız.
Alone : Tek başına. Tek. Bir başına. Bir. Yalnız. Kimsesiz. Bikes. Yalnızca. Yalnız başına.
Exclusively : Münhasıran. Özellikle. Yalnız. Yalnızca. Sırf.
Just : Haklılık. Doğruluk. Adil. Yalnız. Az önce. Tam anlamıyla. Şimdi. Henüz. Doğru. Darı darına.
Clannishly : Yanlız. Birbirini tutan bir tarzda (ortak değerler ve karakteristikler tarafından birbirine bağlanan bir grupla alakalı). Kendini beğenmiş bir halde. Hizipçi bir tarzda. Özellikle. Kabileye ait olarak. Kabilesel veya klansal bir şekilde. Sırf. Ayrıcalık gözeterek.
Justing : Adil. Yalnızca. Haklılık. Doğruluk. Adalet. Gücü gücüne. Tastamam. Dürüstlük. Kıl payı.
Not only synonyms : itself, aboveboard, if only, mere, justs.

Bu kısımda Not only kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Not only ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Not only anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Not only ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.