Noticed türkçesi Noticed nedir

Noticed ile ilgili cümleler

English: A careful reader would have noticed the mistake.
Turkish: Dikkatli bir okuyucu hatayı fark ederdi.

English: Ali finally noticed that Mary had a phone up to her ear.
Turkish: Ali sonunda Mary'nin kulağına bağlı bir telefon olduğunu fark etti.

English: After a while, I noticed that we weren't walking on the path anymore.
Turkish: Bir süre sonra, yolda yürümediğimizi fark ettim.

English: After a while, I noticed that we didn't seem to be walking on the path anymore.
Turkish: Bir süre sonra, yolda yürüyor gibi görünmediğimizi fark ettim.

English: Ali began to undress, but then noticed that the curtain was open, so he went over to close it.
Turkish: Ali soyunmaya başladı ama perdenin açık olduğunu fark etti, bu yüzden onu kapatmaya gitti.

Noticed ingilizcede ne demek, Noticed nerede nasıl kullanılır?

Without being noticed : Fark edilmeden. Farkedilmeden. Farkettirmeden. Çaktırmadan. Fark ettirmeden.

Leave unnoticed : Göz yummak. Göze çarpmadan ayrılmak.

Unnoticed : Fark edilmemiş. Farkına varılmamış. Farkedilmeden. Göze çarpmadan. Farkedilmemiş. Görülmemiş. Gözden kaçmış.

Notice board : İlan panosu. Duyuru tahtası. Duyuru panosu. Pano. İlan tahtası.

 

Notice deposit : İhbarlı mevduat.

Notice of arrival : Varış bildirgesi.

Give notice of appeal : Temyiz başvurusu yapmak. Temyize gitmek.

Notice of acceptance : Kabul bildirisi. Kabul bildirimi.

Notice of mark : Marka duyurusu. Kütüğe yazılan markanın, resmi yapım iyeliği gazetesi ile duyurulması.

Notice of renunce : Caymanın yasalar karşısında geçerli olması bakımından, yapılması gereken ve koşulları yasalarda gösterilmiş bildirim. Cayma bildirimi.

İngilizce Noticed Türkçe anlamı, Noticed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noticed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biggies : Önemli kimse. Nüfuzlu kimse. Etkili kimse (argo terim).

Plenty of : Çok. Bolca. Bol miktarda. Yığınla. Pek çok. Bir dolu. Bol.

Big : Ünlü. İri. Büyük. Kocaman. Popüler.

Distinguished : Farkedilebilir. Seçkin. Sivrilmiş. Güzide. Görülebilir. Tanınmış. Mükemmel. Mümtaz. Kibar. Ünlü.

Highly : Ziyadesiyle. Yüksek derecede. Son derece. Çok. Çok iyi. Pek. Bir hayli. Büyük ölçüde. Çok olumlu bir şekilde.

Prettiest : En sevimli. Sevimli. Zarif. Güzel. Hoş. Cici.

Considerable : Fazla. Hatırı sayılır derecede. Hatırı sayılır. Kaydadeğer. Ehemmiyetli. Kayda değer. Hatırı sayılır ölçüde. Epey.

 

Cardinal : Baş. Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri. En önemli. Esas. Kardinal kuşu. Parlak kırmızı. Katolik başpapazı. Belli başlı. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır.

Discernible : Görülebilir. Sezilebilir. Farkedilebilir.

Cognisable : İdrak edilebilir. Anlaşılır. Kavranabilir. (hukuk terimi) adliye mahkemesinde yargılanabilir (ayrıca cognizable). Tanınabilir. Bilinebilir.

Noticed synonyms : emphatical, negotiated, a great deal, burning, acknowledgeable, consequential, respectable, detected, a lot, distinguishable, quite, discernable, many, a good deal, cautious, much, goodish, emphatic, bigger, pretty, capital, crit, noticable, controlled, biggie, circumspect, observed, biggest, big time, muchly, prettier.

Noticed zıt anlamlı kelimeler, Noticed kelime anlamı

Unnoticed : Göze çarpmadan. Gözden kaçmış. Farkına varılmamış. Görülmemiş. Farkedilmemiş. Fark edilmemiş. Farkedilmeden.