Leave unnoticed türkçesi Leave unnoticed nedir

  • Göz yummak.
  • Göze çarpmadan ayrılmak.

Leave unnoticed ingilizcede ne demek, Leave unnoticed nerede nasıl kullanılır?

Leave : Bakımına bırakmak. Terketmek. Bırakmak. Ruhsat. Kalkmak. Veda. Ayrılmak. Ayrılmak (sevgileden vb). Sorumluluğuna bırakmak. İzin.

Unnoticed : Farkına varılmamış. Görülmemiş. Gözden kaçmış. Farkedilmeden. Göze çarpmadan. Fark edilmemiş. Farkedilmemiş.

Leave a margin : Pay bırakmak. Açık kapı bırakmak. Bir iş ya da işlemin gelecekte sürüp gidebilmesi için bir olanak bırakma. Açık kapı bırakma.

Leave behind : Unutmak. Unutmak (eşya). Arkada bırakmak. Geride bırakmak. Terk etmek. Arkasında bırakmak. İz bırakmak. Geçmek. Ardında bırakmak.

Leave behind for posterity : Geleceğe miras bırakmak. Gelecek nesillere bırakmak. Gelecek kuşaklar için bırakmak.

Leave cold : Vız gelmek. Tesir etmemek. Etkilememek.

İngilizce Leave unnoticed Türkçe anlamı, Leave unnoticed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leave unnoticed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blinks : Görmemezlikten gelmek. Kırpmak. Yanıp sönmek. Titreşerek parlamak. Yanıp sönmek (ışık). Kaçınmak. Pırıldamak. Göz kırpmak. Kırpıştırmak.

Connives : Hoşgörmek. Suç ortağı olmak. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Hoş karşılamak. Gizlice işbirliği yapmak. Görmemezlikten gelmek. Entrika çevirmek. Hoş görmek. Arkasından gizlice iş çevirmek.

 

Connive : Hoşgörmek. Hoş karşılamak. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Suç ortağı olmak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Entrika çevirmek. Görmemezlikten gelmek. Hoş görmek. Gizlice işbirliği yapmak.

Condoned : Affetmek. Kusura bakmamak. Bağışlamak. Görmezlikten gelmek. Telafi etmek. Örtmek. Onamak. Tasvip etmek. Hoş görmek.

Condoning : Telafi etmek. Onamak. Kusura bakmamak. Örtmek. Affetmek. Hoş görmek. Görmezlikten gelmek. Tasvip etmek. Bağışlamak.

Condone : Bağışlamak. Tasvip etmek. Onamak. Affetmek. Hoş görmek. Görmezlikten gelmek. Kusura bakmamak. Örtmek. Telafi etmek.

Blink at : Hayret etmek. Şaşkınlıklara düşmek. Görmemezlikten gelmek. Şaşırmak. Göz atmak. Şoke olmak.

Bend the rules : Kuralları esnetmek. Yasayı esnetmek.

Connived : Suç ortağı olmak. Hoşgörmek. Hoş görmek. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Entrika çevirmek. Hoş karşılamak. Gizlice işbirliği yapmak. Görmemezlikten gelmek.

Connive at : Görmezlikten gelmek. Ses çıkarmamak. Bile bile göz yummak. Olmasına göz yummak.

Leave unnoticed synonyms : colluding, colluded, condones, blinked, colludes, blink.