Nudge türkçesi Nudge nedir

Nudge ile ilgili cümleler

English: Ali gently nudged Mary.
Turkish: Ali nazikçe Mary'yi dürttü.

English: Ali nudged Mary.
Turkish: Ali Mary'yi dürttü.

Nudge ingilizcede ne demek, Nudge nerede nasıl kullanılır?

Nudged : Sürükle. Dirsek ile dürtmek. Hafifçe dürtme. Dürtme. Dirseklemek. İtelemek. Dürtmek. Dirsekle dürtmek. Hafifçe dürtmek. Dürtüklemek.

Nudger : Dirseğiyle dürten kişi. Dirseğiyle dürten kimse. Hafifçe dürten kimse (özellikle dirsekle).

Nudgers : Dirseğiyle dürten kimse. Hafifçe dürten kimse (özellikle dirsekle). Dirseğiyle dürten kişi.

Nudges : İtelemek. Dürtmek. Dürtme. Dirseklemek. Sürükle. Dirsek ile dürtmek. Hafifçe dürtmek. Hafifçe dürtme. Dirsekle dürtmek. Dürtüklemek.

Nudging : Sarkıntı olma. Sarkıntılık etme. Dirsekle dürtmek. Dürtmek. Dirseklemek. Hafifçe dürtme. Dirsekle dürtme. Dürtme. Hafifçe dürtmek. Dirsekleme.

Nudest : Ten rengi. Geçersiz. Çıplak. Hükümsüz.

Nudes : Nü. Çıplak insan vücudu. Çıplak kimse. Çıplak. Ten rengi. Hükümsüz. Çıplak resmi. Geçersiz. Çıplaklık.

Nude : Ten rengi. Nü. Çıplak kimse. Çıplak. Çıplak resmi. Hükümsüz. Çıplaklık. Çıplak insan vücudu. Geçersiz.

 

Nuder : Geçersiz. Ten rengi. Çıplak. Hükümsüz.

Nudeoplasmin : Xenopus laevis oositlerinin nükleoplazmasında bol bulunan bir protein. Nükleoplazmin.

İngilizce Nudge Türkçe anlamı, Nudge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nudge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gingers : Hız vermek. Kızıl renk. Dürtü. Teşvik etmek. Hızlandırmak. Canlandırmak. Zencefil katmak. Kışkırtmak. Kızıl saç.

Bear on : İlişki kurmak. İlgilenmek. İlgisi olmak. İlgilendirmek. Etkisi olmak. Bağlantısı olmak. Topa tutmak. İlgili olmak. Ateş etmek. İle ilgisi olmak.

Ginger up : Ortamı canlandırmak. Can katmak. Coşkulandırmak. Ortamı renklendirmek. Canlandırmak. Hızlandırmak. Hız vermek. Teşvik etmek. Kışkırtmak.

Force : Yükseltmek (fiyat). Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). Zorlamak. İcbar etmek. Serada yetiştirmek. Zorlama. Sıkıştırmak. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Çabuklaştırmak. Cebir.

Goad : Nodullamak. Kışkırtmak. Rahatsız etmek. Teşvik etmek. Kışkırtıcı şey. Galeyana getirmek. Üvendire ile dürtmek. Teşvik. İtmek. Gönder.

Prodded : Özendirmek. Çivili sopa. Kakmak. Üvendire. Teşvik etme. Teşvik etmek. Hatırlatıcı şey. Kışkırtmak.

Jostling : İtişmek. İtip kakma. İtip kakmak. Sürtünmek.

Poked : Sokmak. Kurcalamak. Araştırmak. Aramak. Karıştırmak.

Goading : Teşvik etme. Teşvik etmek.

Ginger : Kızıl renk. Taba rengi. Teşvik etmek. Hızlandırmak. Zencefil. Canlandırmak. Kızıl. Çaba. Dürtü.

 

Nudge synonyms : poke at, edge on, jabbing, prods, nudging, gingering up, dig, provocations, elbowed, goaded, elbowing, nudges, hustled, jostled, jog, poke, hustles, boke, jostle, gingering, prod, boost, eggler, poking, elbows, egg, push, elbow, jostles, shoving, hustle, boosts, nudged.

Nudge zıt anlamlı kelimeler, Nudge kelime anlamı

Pull : Nüfuz. Çekiştirmek. İçmek. Gelmek. Koymak. Çekme. Çekiş. Doldurmak. Fırt. Yudum.

Nudge ingilizce tanımı, definition of Nudge

Nudge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To touch gently, as with the elbow, in order to call attention or convey intimation. A gentle push, or jog, as with the elbow.