Nudges türkçesi Nudges nedir

Nudges ingilizcede ne demek, Nudges nerede nasıl kullanılır?

Nudge : Hafifçe dürtme. Hafifçe dürtmek. Dürtme. Dürtüklemek. Dirsekle dürtmek. Dirsek ile dürtmek. Dürtmek. İtelemek. Sürükle. Dirseklemek.

Nudged : Dürtme. Sürükle. Dürtmek. Hafifçe dürtme. Dürtüklemek. İtelemek. Hafifçe dürtmek. Dirsek ile dürtmek. Dirsekle dürtmek. Dirseklemek.

Nudger : Dirseğiyle dürten kişi. Dirseğiyle dürten kimse. Hafifçe dürten kimse (özellikle dirsekle).

Nudgers : Hafifçe dürten kimse (özellikle dirsekle). Dirseğiyle dürten kişi. Dirseğiyle dürten kimse.

Nudging : Dirsekle dürtme. Dirsekleme. Dirsekle dürtmek. Hafifçe dürtmek. Dürtme. Dirseklemek. Sarkıntı olma. Hafifçe dürtme. Sarkıntılık etme. Dürtmek.

Nuddle : (başı öne eğik) hızla öne doğru yürümek.

Nudes : Nü. Geçersiz. Çıplak. Çıplak resmi. Çıplak kimse. Hükümsüz. Ten rengi. Çıplaklık. Çıplak insan vücudu.

Nudest : Ten rengi. Çıplak. Geçersiz. Hükümsüz.

Nudeoplasmin : Nükleoplazmin. Xenopus laevis oositlerinin nükleoplazmasında bol bulunan bir protein.

Nude : Geçersiz. Çıplak. Çıplak resmi. Çıplak kimse. Çıplaklık. Çıplak insan vücudu. Ten rengi. Hükümsüz. Nü.

 

İngilizce Nudges Türkçe anlamı, Nudges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nudges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jostle : Kakalamak. İtip kakma. İtişmek. İtmek. Sürtünmek. İtip kakmak.

Eggler : Yumurta. Yumurta atmak. Taslak. Torpido. Damarına basmak. Teşvik etmek. Tahrik etmek. Kışkırtmak.

Gingering up : Teşvik etmek. Ortamı canlandırmak. Hızlandırmak. Ortamı renklendirmek. Can katmak. Canlandırmak. Coşkulandırmak. Kışkırtmak. Hız vermek.

Prods : Teşvik etme. Çivili sopa. Kakmak. Üvendire. Teşvik etmek. Hatırlatıcı şey. Özendirmek. Kışkırtmak.

Poked : Araştırmak. Karıştırmak. Aramak. Sokmak. Kurcalamak.

Justle : Birlikte sıkılmış olma. Karşı karşıya gelme. Dürtükleme. Çarpma. İtip kakma. Çarpışma. İle yarışma. Kalabalık olma.

Jabbing : İtme. Saplamak. Ucu keskin bir şeyle dürtme. Batırmak.

Push : Kakma. Girişkenlik. Gayret. Uğraşmak. Reklamla satmak. İtiş. Yardım. Vuruşta elin toptan ayrılmadan bir süre kalması eylemi. Dayanmak.

Provocation : Teşvik. Kışkırtı. Kışkırtma. Tahrik. Öfkelendirici şey. Provokasyon. Kızılacak şey. Öfkelendirme. Dürtü.

Referee : Hakem. Başhakem. İki yandan gelen istekle bir sorunu çözümlemek üzere seçilen kişi. Orta hakemi. Hakemlik etmek. Oyunu yöneten birinci hakem. Başyargıcı. Oyunun kurallara uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli. Oyunun kurullara göre yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli. Hakemlik yapmak.

Nudges synonyms : poke at, adjudicate, force, elbowed, goads, gingers, dig, elbow, nudge, elbowing, boost, goaded, elbows, jostled, hustles, edge on, settle, jog, poking, boosts, egg, boke, hustle, goad, resolve, hustled, goading, nudging, ginger up, pokes, ginger, poke, shoving.

 

Nudges zıt anlamlı kelimeler, Nudges kelime anlamı

Pull : Çekiştirmek. Kalkmak (araba). Nefes çekmek. Koymak. Çekme. Yolmak. Girmek. Kürek çekmek. Çekmek. Çekiş.

Fail : Bitmek. Kuvveti kesilmek. Batmak. Zayıf not. Çakmak. Yapmamak. Çaktırmak. Suya düşmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak.

Pass : Pasavan. Uzatmak. Geçiş izni. Futbol, bilgisayar, bilişim, iktisat, tarih, voleybol alanlarında kullanılır. Geçirmek. Geçiş. Aktarma. Söylemek. Piyasaya sürmek. Spor pas vermek.

Nudges antonyms : approve, disapprove, reject.