Nursings türkçesi Nursings nedir

Nursings ingilizcede ne demek, Nursings nerede nasıl kullanılır?

Nursing home : Özel klinik. Yuva. Bakımevi. Klinik. Huzur evi. Şifa yurdu. Özel sağlık yurdu. Huzurevi. Bakımyurdu. Doğumevi.

Nursing sickness : Emzirme hastalığı. Emzirme dönemindeki anaç vizonlarda ve kimi zaman da ineklerde laktasyon döneminde yetersiz beslenme ve strese bağlı olarak gelişen, amaçsız yürüme, iştahsızlık, kemik kırıkları, dehidrasyon, böbrek bozuklukları ve karaciğer yağlanmasıyla belirgin bir hastalık.

Nursing sister : Hemşire.

Geriatric nursing : Yaşlı insanlar tedavisi ve bakımı. Geriatrik bakım.

School of nursing : Hemşirelik okulu. Hemşirelik yüksek okulu.

Nurseling : Süt çocuğu. Körpe fidan. Özenle büyütülmüş şey. İyi bakılmış çocuk. Bakım.

Nursed : Tedavi etmek. Kafaya takmak. Bakıcılık yapmak. Özen göstermek. Emzirmek. Bakmak. Meme emmek. Beslemek. İyileştirmek. Dert etmek.

Nurse cells : Oositin çevresinde ya da yakınındaki oosite besin sağlayan tek tek hücreler ya da hücre grubu. trofosit. Besin hücreleri.

Sick nursing : Hemşirelik.

Nursehound : Bozlekeli kedibalığı.

İngilizce Nursings Türkçe anlamı, Nursings eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Nursings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maintenances : Nafaka. Devam. Geçim. Koruma. Savunma. Sürdürme. Maişet. Muhafaza. Geçindirme.

Impregnation : Dölleme. Tohumlama. Emprenye etme usulü. Çektirme. İçirme. Fizik, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Filizli çözüntülerden gelen sıvı ve gazların, çökeldikleri çatlakların çevresindeki yan kayacı da etkileyerek oradaki boşluklarda ya da orada bulunan minerallerin yerinde, yeni kristalleşmeler yapmaları. Emprenye etme. Aşılama. Hamile bırakma.

Handlings : Tedavi. Ambalajlama. Yol tutuş. İdare. Dağıtım. Kullanma. Elle dokunma. Bir işi idare etme. Dokunma.

Sorority : Kızlar birliği. Kız öğrenci yurdu (amerikan ingilizcesi). Kız öğrenci yurdu. Kardeşlik. Sosyal kulüp (üniversite öğrencisi kızlara özgü). Rahibelik.

Tending : Gözetmek. Yönelme. Yatkın olmak. Hizmet etmek. Bakmak. Yönelmek. Eğilimi olmak. Yüz tutmak. Çalmak (yeşile vb.).

Care : Umurumda olmak. Özen göstermek. İlgi duymak. Kaygı. İlgilenmek. Üzüntü. Kafaya takmak. İstemek. İlgi.

Eying : Süzme. Kuşkuyla bakmak. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Yakından seyretme. Gözetlemek. İzlemek. Süzmek. Dikkatle bakmak.

Maintenance : Nafaka. Bilgisayar, bilişim, iktisat, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Geçimlik. Devam. Savunma. İdame. Geçindirme. Geçim.

Fortune telling : Falcılık.

Nursings synonyms : infant feeding, sick nursing, aid, keeping, eyeing, birth, keepings, geniture, feedings, lactation, lactating, attending, custodies, childbirths, witchcraft, soaking up, attendances, birthing, sisterhoods, accouchement, genitures, suckling, breast feeding, pad roll method, child bearing, references, childbearing, geneses, custody, keep, enfleurage, dekko, handling.