Nutate türkçesi Nutate nedir

  • Başını eğmek.
  • Nütasyona maruz kalmak.
  • Nutasyona uğramak.

Nutate ingilizcede ne demek, Nutate nerede nasıl kullanılır?

Circumnutate : Çeşitli yönlere kıvrılmak.

Nutating : Nutasyona uğramak. Başını eğme. Baş eğiş. Nütasyona maruz kalmak.

Nutation : Eğilme. Kafa sallama. Nutasyon. Nütasyon. Üğrüm. Baş sallaması. Baş sallanması hastalığı. Başını eğme. Yönelim. Üğrüm (astroloji).

Nutation constant : Nütasyon sabiti. Üğrüm olayı sonucu olarak tutulumun eşleğe göre eğikliğinin değişimini veren ...formül... formülündeki 9.21 lik katsayı. Üğrüm değişmesi. Üğrüm değişmezi.

Nutations : Nütasyon. Başı öne düşme. Yeryüzü hareketi. Başını eğme. Üğrüm. Yönelim. Kafa sallama. Baş sallanması hastalığı. Nütasyon (botanik). Üğrüm (astroloji).

Nut weevil : Kınkanatlılardan, fındık kurdu dediğimiz kurtçukları dolayısıyle fındık meyvelerinin en büyük düşmanı olarak gösterilen uzun gagalı böcek. Fındıkbiti.

Non nutating : Başını eğmeyen.

Brazil nut tree : Brezilya kestanesi.

Nut coal : Fındık kömürü.

Sternutation : Sternutatio. Hapşırma. Aksırık. Sternutasyon. Aksırma, aksırık. Aksırma.

İngilizce Nutate Türkçe anlamı, Nutate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nutate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shake : Sarsıntı. Titreme. Sarsılmak. Üzmek. Sarsmak. Çırpmak. Sallamak. Sallanmak. Silkelemek. Sarsma.

Nutating : Başını eğme. Baş eğiş.

Nod : Sallamak (baş). Başını sallamak. Başı öne düşmek. Başla onaylamak. Başıyle selam vermek. Kafa sallamak (olumlu anlamda). Başıyla selam vermek. Başı ile onaylamak. Baş sallamak. Dikkatsiz davranmak.

Sway : Sallanmak (bir yandan öbür yana). Salınmak. Eğilimi olmak. Hükmetmek. Saptırmak. Sallanma hareketi. Sallanma. Üzerinde etkisi olmak. Etkilemek. Hüküm sürmek.

Nodded : Hata yapmak. Evet anlamında başını sallamak. Başıyle selam vermek. Başıyla selam vermek. Başı öne düşmek. Kafa sallamak (olumlu anlamda). Dikkatsiz davranmak. Kafa sallamak (olumlu). Başı ile onaylamak. Uyuklamak.

Rock : Irgalamak. Şok olmak. Sallanmak. Rock yapmak (dans). Sarsılmak. Sallayarak uyutmak. Şaşırtmak. Kayalık. Şok etmek.