Occasions türkçesi Occasions nedir

  • Kişinin gereksinimleri.
  • İnsanın yapması gerek bir şey.
  • Fırsatlar.
  • Kişisel ihtiyaçlar.

Occasions ile ilgili cümleler

English: Ali has assisted us on a number of occasions.
Turkish: Ali bazı durumlarda bize yardım etti.

English: Ali only wears a suit on special occasions.
Turkish: Ali özel ortamlarda sadece takım elbise giyer.

English: Ali likes to dress up on special occasions.
Turkish: Ali özel günlerde giyinmeyi seviyor.

English: Ali has been warned on several occasions.
Turkish: Ali birçok kez uyarıldı.

English: He never drinks except on special occasions.
Turkish: Özel durumlar dışında asla içmez.

Occasions ingilizcede ne demek, Occasions nerede nasıl kullanılır?

On several occasions : Değişik uygun durumlarda. Birçok kez. Bir çok kez.

As occasion offers : Duruma göre. Şartlara göre.

As occasion serves : Fırsat buldukça.

Give occasion to : Fırsat vermek. Neden olmak. -e sebebiyet vermek. Sebep olmak veya meydan vermek. Yol açmak.

No occasion for : Sırası değil. - için uygun zaman değil.

Should the occasion arise : Gerekirse. Gereğinde. İcap ederse.

On one occasion : Vaktiyle. Yeniden. Bir seferinde. Eskiden. Bir zamanlar. Bir keresinde. Bir kez daha.

On occasion : Bazen. Zaman zaman. Arada bir. Fırsat buldukça. Fırsat düştükçe. Ara sıra.

 

Equal to the occasion : Her ihtimale karşı hazır.

When occasion arises : Doğru zaman geldiğinde. Şans açıldığında. Zamanı geldiğinde.

İngilizce Occasions Türkçe anlamı, Occasions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Occasions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opportunities : İmkanlar. Uygun durum. Fırsat. Şans.

Seasonableness : Uygun zamanda meydana gelme özelliği. Dakiklik. Olasılıklar.

Business : Konu. Firma. İş. Ticaret. Alım satım. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. İşyeri. Tecimevi. Mesele. Ticarethane.