Occiput türkçesi Occiput nedir
- Oksiput.
- Ard kafa (tıp).
- Art kafa.
- Başın arka bölümü.
- Kafanın arkası.
- Başardı.
- Kafanın arka kısmı.
- Artkafa.
Occiput ingilizcede ne demek, Occiput nerede nasıl kullanılır?
Occiputs : Kafanın arka kısmı. Art kafa. Başardı. Kafanın arkası. Oksiput. Başın arka bölümü. Ard kafa (tıp). Artkafa.
Occipita : Artkafa. Kafanın arkası.
Occipital : Okipital. Oksipital. Ard kafasal (tıp). Kafanın arka kısmı. Artkafaya ait. Artkafa. Kafanın arka tarafında olan.
Occipital bone : Art kafa kemiği. Artkafa kemiği. Ard kafa kemiği. Kafatasının art tarafındaki kemik. oksipital kemik. Oksipital kemik.
Occipital condyle : Memelilerin ve iki yaşamlıların kafatasının arkasında, omurganın atlas kemiğine bağlı düğme şeklindeki iki çıkıntısı. Oksipital kondil.
Condylus occipitalis : Os occipitalenin pars lateralis bölümünde, for. magnumu yanlardan sınırlandıran, atlasla eklemleşerek başı omurgaya bağlayan ve eklem kıkırdağıyla kaplı olan lokma biçimindeki çıkıntılar, kondilus oksipitalis. Art kafa lokması. Kondilus oksipitalis.
Atlanto occipital subluxation : Kimi arap taylarında, atlasın oksipitalizasyonu ve aksisin atlantalizasyonu sonucu oluşan olasılıkla kalıtsal olarak bir yapılış bozukluğu olarak görülen tam olmayan çıkık. taylar ölü veya dört bacakta felç veya ilerleyici bir kas koordinasyon bozukluluğu bulguları gösterir. Atlanto-oksipital sublüksasyon.
Atlanto occipital fusion : Birinci boyun omurunun kondilus oksipitalislerle birleşmesi veya kaynaşmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu, atlanto-oksipital yapılış bozukluğu, arap atlarında atlantooksipital yapılış bozukluğu. buzağılarda ve arap taylarında doğuştan veya doğumu takiben iki ay içerisinde belirginleşen tetraplejiyle birlikte görülür. arap atlarında kalıtsaldır. Atlanto-oksipital kaynaşma.
Atlanto occipital malformation : Atlanto-oksipital yapılış bozukluğu. Atlanto-oksipital kaynaşma.
Occipitofrontal : Oksipitofrontal.
İngilizce Occiput Türkçe anlamı, Occiput eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Occiput ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Went up the ladder : Basamakları çıktı. Statüsü ilerledi. Pozisyonu ilerletildi. Başarılı oldu. Terfi etti. Terfi ettirildi.
Do it : Seks yapmak. Birisini yatağa atmak. Cinsel ilişki yaşamak. Aşk yaşamak. (karşı cinsi) götürmek. Götürmek. Mala vurmak. Cinsel ilişkiye girmek. Mercimeği fırına vermek.
Earned : Elde etti. Kazanılmış. Kazandı. Çabasıyla elde etti. Kazanmış.
Did well : İyi yaptı. İyi iş çıkardı. Başarılı oldu.
Bone : Kılçık. Hafızlamak. Kemik. Kemiklerini ayıklamak. Kemik fosfatı. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Kılçığını ayırmak. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Kemikler. Sünük.
Occipital : Artkafaya ait. Kafanın arka tarafında olan. Oksipital. Okipital. Ard kafasal (tıp).
Os : Os penis. Delik. Metalik kimyasal element. Orta kulak kemikçiklerinden birisi. Os sesamoideum distale. Os tarsale ııı. Ayak bilek kemiklerinin alt sırasında, os tarsale ıı ve ıv arasındaki kemik, os kuneiforme laterale. İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Ön ayak bilek kemiklerinden alt sıradaki kemiklerin en dışta olanı, os hamatum.
Did it : Üstesinden geldi.
Achieved success : Başarı elde etti. Başarı sağladı.
Occiput synonyms : human head, occipita, occiputs, was crowned with success.
Occiput ingilizce tanımı, definition of Occiput
Occiput kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The back, or posterior, part of the head or skull. The region of the occipital bone.

Bu kısımda Occiput kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Occiput ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Occiput anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Occiput ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.