Odontic türkçesi Odontic nedir

  • Diş ile ilgili.
  • Diş.
  • Odontik.

Odontic ingilizcede ne demek, Odontic nerede nasıl kullanılır?

Odontic nerve : Diş siniri.

Endodontic : Diş hekimliğinin dişin iç kısmı hastalıklarını tedavi eden dalı ile alakalı. Endodontikle alakalı. Endodontik.

Endodontically : Endodontike (diş hekimliğinin dişin iç kısmı hastalıklarını tedavi eden dalı) göre. Edodontiksel olarak. Endodontik olarak.

Endodontics : Endodontit. Kök dişçiliği. Endodontik. Endodonti. Diş hekimliğinin dişin iç kısmı hastalıklarını tedavi eden dalı.

Orthodontic : Dişlerdeki şekil bozukluklarını düzeltici. Diş düzeltimine ilişkin. Ortodontik. Ortodontiye ait veya ilgili.

Ankylodontia : Ankilodonti. Diş dizilimdeki düzensizlik.

Aerodontia : Dişler üzerinde yüksek irtifada uçuş etkilerini inceleyen çalışma. Yüksek irtifada diş ile ilgili değişiklikleri inceleyen bilim dalı.

Ortodontics : Ortodonti.

Prosthodontics : Takma diş. Prostodonti. Takma dişçilik. Takma dişler. Protez diş.

Orthodontics : Ortodontik. Ortodonti. Diş düzeltme sanatı. Diş düzeltim bilimi. Ağız ve diş sağlığı. Diş bozukluklarını düzeltme ile uğraşan diş hekimliği dalı.

İngilizce Odontic Türkçe anlamı, Odontic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Odontic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Jags : İçki alemi. Sarhoş eden içki. Pürüzlü eğri büğrü yırtmak. Çentik. Sivri uç. Sarhoşluk. Sivri uçlu kaya. Viraj. Kafası iyi olma. Diş diş etmek.

Cogs : Hile. Hile yapmak. Küçük sandal. Dişli çark. Tutmak. Çark dişi. Kurmak. Kertik. Önemsiz veya değersiz kimse.

Cloves : Sarımsak dişi. Cleave. Karanfil tanesi. Karanfil.

Clove : Yarmak. Karanfil tanesi. Cleave. Karanfil ağacı. Diş (sarmısak vb). Diş (sarımsakta). Karanfil. Sarımsak dişi. Ayırmak.

Crenate : Kenarı diş diş olan. Tırtıllı. Kenarı tırtıllı. Çentikli.

Jag : Viraj. Çentik. Sivri uç. Sarhoşluk. Çentik yapmak. Pürüzlü eğri büğrü yırtmak. Sivri uçlu kaya. Diş diş etmek. İçki alemi. Sarhoş eden içki.

Dent : Göçürtmek. Göçmek. Çökertmek. Berelemek. Yamulmak. Çukur. Vuruk. Çentik. Dişlemek.

Incisure : Çentik. Kesik. İnslsura. Girinti (bir kemik veya başkaca bir şey üzerinde).

Dentals : Diş+. Radyoterapinin neden olduğu diş değişiklikleri. Dişsel ünsüz. Dental. Dişçilikle ilgili. Dişlere ait. Dişsel. Dişlerle ilgili.

Dental : Dil ucunun veya dil tacının üst dişlere, diş etine veya diş eti-damak sınırına dokunması veya yaklaşması ile boğumlanan ünsüzler: d, t, c, ç, j, ş, z, s, n, l, r: dağ, taş, ceylan, çocuk, jambon, şakrak, zeytin, soğuk, nane, lokum, rahat gibi. bunlar boğumlama noktasındaki küçük ayrılıklara göre kendi içlerinde de sınıflanmaya giderler: d, t, z, s, n, l, r diş-dişeti noktalarında boğumlandıkları için tam diş sesleridir. c, ç, j, ş ise diş eti-damak noktasında boğumlandıkları için diş-eti (alveolar) sesleri durumundadırlar. bunları diş-damak sesleri (alveolar) olarak gösterenler de vardır. dilimizdeki kadı, osman gibi bazı arapça kelimelerde yer alan ve artık telaffuz değeri kaybolmuş bulunan peltek z (z, d) ünsüzü ile ingilizcedeki th ünsüzünü karşılayan peltek s (s) birer dişler-arası ünsüzdür. bunlar dil ucunun ön dişlere dokunması ve ciğerlerden gelen havanın aradan sızması ile boğumlanan sızıcı ünsüzlerdir. yerlerine bk. Dişsel. Dişlerle ilgili. Dişsel ünsüz. Dişlere ait. Radyoterapinin neden olduğu diş değişiklikleri. Dişçilikle ilgili. Diş+.

 

Odontic synonyms : adonic line, verse line, dens, crenated, knurl, joggle, cog, grinder, verse.

Odontic zıt anlamlı kelimeler, Odontic kelime anlamı

Odontic antonyms : unrhythmical.