Cloves türkçesi Cloves nedir

Cloves ingilizcede ne demek, Cloves nerede nasıl kullanılır?

Oil of cloves : Karanfil yağı.

Clove hitch : Zıt istikametlere doğru uzanan ipin ucunda iki ters ilmik içeren düğüm (bir ipi bir noktaya veya bir diğer ipe bağlamak için kullanılan). İnşaatçı düğümü. Iskalarya bağı. Kazık bağı.

Clove of garlic : Sarmısak dişi. Sarımsak dişi. Diş sarmısak. Diş sarımsak.

Clove pink : Karanfil çiçeği. Tarla karanfili. Bir tür karanfil.

Clove : Karanfil. Diş. Karanfil ağacı. Diş (sarmısak vb). Diş (sarımsakta). Yarmak. Sarımsak dişi. Karanfil tanesi. Ayırmak. Cleave.

Clover : Tirfil. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Yonca. Baklagiller (leguminosae) familyasından, bir ya da çok yıllık, yaprakları üç parçalı, ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen, otsu, trifolium cinsi türlerine verilen ad. üçgül. Üç yapraklı küçük bit bitki. Üçgül.

Clover poisoning : Yonca zehirlenmesi. Geviş getiren hayvanlarda belli yonca türlerinin tüketimi sonucu görülen ve çeşitli klinik belirtilerle ortaya çıkan zehirlenme. bunlar arasında işkembe şişkinliği, fotodermatitis, ürolitiyazis, kronik bakır zehirlenmesi ve östrojenizm yer alır.

 

Cloven hoof : Çatal tırnak. Bakanak. Şeytan.

Clover disease : Yonca hastalığı. Östrojenizm.

Cloven foot : Çatal tırnaklı. Şeytan. Çatal tırnak.

İngilizce Cloves Türkçe anlamı, Cloves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cloves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Habiliment : Kisve. Elbise. Kıyafet. Giyim. Giysi. Kılık.

Wear : Giyinme. Giysi. Aşınma. Filmin çeşitli sinema aygıtlarında çok kullanılmasından doğan aşınma ve eskime. Eskime. Giymek. Yıpranma. Aşındırmak. Giyme. Kullanılma.

Jags : Kafası iyi olma. Sarhoşluk. Sarhoş eden içki. Pürüzlü eğri büğrü yırtmak. İçki alemi. Sivri uçlu kaya. Viraj. Çentik. Sivri uç. Çentik yapmak.

Dens : Dişe benzeyen parça. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Dens.

Workwear : Tulum. İş giysisi.

Grinder : Taşlama tezgahı. Kıyma tezgahı. Azıdiş. Kıyma makinesi. Öğütücü ile öğüten kimse. Değirmen. Öğütücü. Öğüten. Zımpara tezgahı.

Clove : Diş (sarımsakta). Ayırmak. Karanfil ağacı. Diş (sarmısak vb). Yarmak.

Dianthuses : Karanfil familyasından çiçek. Karanfil familyasından herhangi bir çiçek.

Cherish : Aziz tutmak. Değerli tutmak. Bağrına basmak. Üzerine titremek. Kuşsütü ile beslemek. El üstünde tutmak. Gütmek. Yaşatmak (kalbinde). Beslemek. Hatırasında yaşatmak.

Girofle : Bir baharat çeşidi.

Cloves synonyms : hold dear, article of clothing, crenate, dent, wearing apparel, carnations, knurl, dentals, clothing, treasure, cog, dote, dress, clove of garlic, cogs, carnation, care for, incisure, gillyflower, apparel, crenated, joggle, jag, adore, babys breath, dental, vesture, triatic stay, dianthus, wearable.

Cloves zıt anlamlı kelimeler, Cloves kelime anlamı

Hate : İstememek. Sevmemek. Düşmanlık. Beğenmemek. Kin beslemek. Hoşlanmamak. Kin duymak. Nefret etmek. Kin. Nefret.

Malevolence : Kötü niyet. Suiniyet. Kin. Kindarlık.