Of a sort türkçesi Of a sort nedir
Of a sort ingilizcede ne demek, Of a sort nerede nasıl kullanılır?
Of : -li. İle ilgili. Karşı. Yüzünden. Hakkında. Den. Nin. -nın. -den. -nin.
A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. Miktar belirtir. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. (herhangi) bir. La (müzik terimi).
Sort : Halletmek. Sıralamak. Bölümlemek. Çözümlemek. Ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden). Tip. Kimse. Sınıflamak. Tür. Cins.
Of a certain age : Çok genç olmayan. Belli bir yaşta. Belirli bir yaşa gelmiş. Gençliği solmuş. Çok genç değil. Belli yaştaki. Belli bir yaşa gelmiş. Yaşını başını almış.
Of a collapse : Bankanın iflası.
Of a good family : Saygıdeğer sülaleden. Soylu aileden. İyi aileden. Saygın aileden.
Of a size : Aynı ölçüde. Aynı büyüklükte.
Of a piece with : Tıpkısı. Benzer. Aynı.
Of a kind : Aynı çeşitten. Aynı türden. Sıradan. Aynı malzeme kalıbından yapılmış. Aynı cinsten.
Of a surety : Kesinlikle.
İngilizce Of a sort Türkçe anlamı, Of a sort eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Of a sort ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assumedly : Tahminen. Varsayımlı olarak. Teorik olarak. Varsayılmış olarak.
Average : Zarar. Ortalama almak. Belirli bir miktar tüketmek. Bir kişiler, nesneler ya da özellikler dizisinin başta gelen ortak niteliğinin ya da eğiliminin sayılamasal ölçüsü.-. Sayı farkı. Ortalama düzey. Vasat. Gemilerle taşınan malların deniz çalkantıları yönünden yitirime uğramalarında gerçekleşen olağanüstü giderler. Orta. Vasati.
Cheesier : Tapon. Berbat. Kötü kaliteli (argo terim). Peynir kıvamında. Banal. İşe yaramaz. Peynire benzeyen. Peynire benzeyen veya peynir içeren. Ucuz.
This : Şu. Bunun. Bu kadar. Bu. Böylesine. İşbu. Bunu. Buna.
Sics : Metinde aynen. Böyle metinde aynen.
Commonplace : Basmakalıp söz. Sık söylenen söz. Adi. Basit. Klişe. Bayağı. Olağan. Beylik. Basmakalıp. Beylik laf.
This kind of : Şöyle. Böylesi. Bu tip.
Casually : Günlük. Gelişigüzel. Gelişigüzel biçimde. Raslantı sonucu olarak. Dikkat etmeden. Rastlantı sonucu olarak. Kaçamak. Gelişigüzel bir biçimde. Gündelik. Üstünkörü.
Cheesy : Peynire benzeyen veya peynir içeren. Kötü. Peynirimsi. Peynir gibi. Berbat. Tapon. Banal. Peynirli. Peynir kıvamında.
Allied : Birbirine bağlı. Akraba. Aralarında anlaşma olan. Bağlaşık. Müttefik. Birleşik. Birlik olan. Benzer.
Of a sort synonyms : solidest, alleged, blah, of a kind, in this way, commonest, pseudo, as if, self style, fictive, so called, supposedly, assumed, so, as such, of sorts, casual, sic, professed, nominal, common or garden, cliched, common as dirt, allegedly, nominally, thus and so, copybook, like this, professedly, cognate, thus, would be, bromidic.

Bu kısımda Of a sort kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Of a sort ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Of a sort anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Of a sort ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.