Offices türkçesi Offices nedir

  • Evin bölümleri (british kullanım).
  • Bürolar.

Offices ile ilgili cümleler

English: We currently have 200 well organized sales offices all over Japan.
Turkish: Şu anda Japonya çapında 200 tane iyi örgütlenmiş satış büromuz var.

English: I was able to get a job through the good offices of my friend.
Turkish: Arkadaşlarımın iyi ofisleri sayesinde bir iş bulabildim.

English: Three offices on this floor are empty.
Turkish: Bu kattaki üç büro boş.

English: None of these offices have air-conditioning.
Turkish: Bu ofislerden hiçbirinin kliması yok.

English: The branch offices of the bank are located all over Japan.
Turkish: Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.

Offices ingilizcede ne demek, Offices nerede nasıl kullanılır?

Good offices : İyi niyet. Yardım. İyi niyetle yapılan girişim. Bir tartışmada arabuluculuk. Dostane girişim. Tavassut. Arabuluculuk.

Labour offices : İş piyasasının düzenlenmesine katkıda bulunan, iş ve işçi arayanlara aracılık eden resmi veya özel kurumlar. İş ve işçi bulma kurumu. İş bulma kurumları.

Suboffices : Şube.

Office action : Patent başvurusu. Ofis işlemi (a.b.d.´de resmi marka patent ofisi tarafından yapılan marka ret kararı bildirimi).

Office automation : Büro otomasyonu. Büroda bilgisayar kullanımı. Çeşitli görevleri hızlı bir şekilde yerine getiren bilgisayarlı sistemi olan ofis. Ofis otomasyonu. Bürotik. Ofis özdevinimi.

 

Office boy : Ayak işlerine bakan çocuk.

Office computer : Büro bilgisayarı.

Office center : Ofis binaları ile dolu olan alan. Ofis alanı. İş merkezi.

Office building : İşhanı. Ofis binası. Büro binası. Ofis tipi bina.

Office block : İşhanı. İş hanı. İş hanı (büroların bulunduğu).

İngilizce Offices Türkçe anlamı, Offices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Government office : Devlet makamı. Devlet kapısı. Devlet dairesi. Hükümet konağı. Resmi daire.

Ticket booth : Bilet gişesi.

Brass hat : Yüksek rütbeli subay. Omzu kalabalık.

Central office : Merkez. Santral. Merkez ofis. Genel merkez. Yönetim merkezi. Merkez bürosu. Merkez büro. Merkezi ofis.

Home office : Dahiliye vekaleti. Şirketin idare merkezi. Şirket genel merkezi. (ingiliz) içişleri bakanlığı. İşletmenin sürekli ve düzenli biçimde işlerini yürüttüğü ana merkezindeki çalışma yeri. İçişleri bakanlığı. İdare merkezi. İçişleri bakanlığı (ing.). Yabancılar dairesi. Ana büro.

Warrant officer : Güverte subayı. Fiili memur. Kıdemli subay. Gedikli subay. Gedikli erbaş.

Main office : Merkez büro. Ana bayii.

Commanding officer : Komutan subay. Teğmen ve albay arası rütbesi olan askeri komutan. Birlik komutanı. Komuta eden subay.

Aide de camp : Yaver. Emir subayı.

Countinghouse : Haberleşme dairesi. Muhasebe yazıhanesi. Muhasebe dairesi. Muhasebe ofisi.

Offices synonyms : life office, grigori potyokin, military adviser, grigori aleksandrovich potemkin, place of business, desk officer, grigori potemkin, shipping office, military advisor, enlisted officer, potemkin, potyokin, inspector general, loan office, aide, commissioned officer, home base, adjutant, newsroom, business establishment, bureaux, executive officer, military officer, headquarters, noncom, business office, box office, man, commandant, ticket office, office building, naval officer, serviceman.

 

Offices zıt anlamlı kelimeler, Offices kelime anlamı

Civilian : Mülki. Başı bozuk. Sivil.

Onside : Ofsayt olmayan. Be.