Civilian türkçesi Civilian nedir

Civilian ile ilgili cümleler

English: Huge numbers of soldiers and civilians were killed.
Turkish: Çok fazla sayıda askerler ve siviller öldürüldü.

English: Four soldiers and twelve civilians were killed.
Turkish: Dört asker ve on iki sivil öldürüldü.

English: Ali is a civilian.
Turkish: Ali bir sivil.

English: One civilian was killed.
Turkish: Bir sivil öldürüldü.

English: I'm a civilian.
Turkish: Ben bir sivilim.

Civilian ingilizcede ne demek, Civilian nerede nasıl kullanılır?

Civilian casualties : Sivil zayiat. Sivil kayıplar.

Civilian clothes : Sivil elbise. Sivil kıyafetler. Sivil giysiler.

Civilian clothing : Sivil kıyafet. Sivil giysi. Sivil giyim.

Civilian life : Sivil yaşam. Sivil hayat.

Civilian personnel : Sivil personel.

Civilities : Kibarlık. İncelik. Edep. Nezaket. Terbiye.

Civilisation : İnsanların daha iyi bir yaşayışa kavuşmaları ve doğaya egemen olabilmeleri için gösterdikleri çabalardan çıkan sonuçlar olup teknik, bilim ve kültür olarak belirir. Son derece gelişmiş sosyal ve ekonomik yapı (ayrıca 'civilization'). Toplum. Kültür (belirli bir yer veya insanlar grubunun). Medenilik. Medeniyet. Medenileştirme. Uygarlaştırma. Uygarlaşma.

Civilisations : Toplum. Medeniyet. Kültür (belirli bir yer veya insanlar grubunun). Son derece gelişmiş sosyal ve ekonomik yapı (ayrıca 'civilization'). Medeniyetler. Uygarlıklar.

 

Civilised : Terbiyeli. Seviyeli. Sosyal açıdan gelişmiş (ayrıca 'civilized'). Kültürlü. İnce. Kibar. Medenileşmiş. Medeni. Nazik. Hoş.

Civilian population : Sivil halk. Sivil toplum. Burjuva toplumu. Sivil nüfus. Siviller.

İngilizce Civilian Türkçe anlamı, Civilian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Civilian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Civiler : Kamu. Yurttaşlık ile ilgili. Devlete ait. Bireysel. Medeni. Ferdi. Resmi. Kibar. Laik. Nezaketli.

Civy : Askeri üniformanın karşıtı olan sivil kıyafetler (ayrıca civvy).

Citizen : Tebaa. Sakin. Hemşeri. Uyruk. Sivil kimse. Yurttaş. Vatandaş. İkamet eden kimse. Uyruklu. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi.

Civil : Kamu. Medeni hukuk ile ilgili. Bireysel. Ferdi. Resmi. Kibar. Hükümete ait. Nazik. Osmanlılarda, seyfiye ve ilmiye sınıflarından olmayan devlet görevlileri sınıfı.

Territorials : Yerel. Karasal. Ülkesel. Gönüllü asker. Kara. Belirli bir bölgeye ait. Gönüllü asker birliği. Bölgesel. Karaya ait.

Noncombatant : Muharip olmayan. Orduda savaşa katılmayan asker. Bir savaş birliğine ait olmayan. Savaş zamanında sivil olan kimse. Savaşta kullanılmayan. Savaş dışı kimse. Savaşa katılmayan. Gayri muharip. Geri hizmetlerde görevli kimse. Savaş dışı.

Civilest : Vatandaşlarla ilgili. Resmi. İç. Medeni. Laik. Medeni hukuk ile ilgili. Yurttaşlık ile ilgili. Nezaketli. Ferdi. Nazik.

Civvy : Askeri üniformanın karşıtı olan sivil kıyafetler (ayrıca civy).

 

Unmilitary : Gayri askeri. Askeri olmayan.

Secular : Daim. Yüzyılda bir olan. Sürekli. Eskiden kalma. Laik. Dünyasal. Yüzyıllık. Dinsel olmayan. Yüzyıllardır süregelen.

Civilian synonyms : civilians, territorial.

Civilian zıt anlamlı kelimeler, Civilian kelime anlamı

Military : Askeri. Askeriye. Ordu. Ordu ile ilgili. Askerler. Militer.

Noncitizen : Kaçak yabancı. Yurttaş olmayan kimse. Yabancı ülkeden kişi. Vatandaş olmayan kimse. Vatandaşlık almamış kişi.

Serviceman : Asker. Tamirci. Servis görevlisi. Araba tamircisi. Hizmetçi.

Civilian ingilizce tanımı, definition of Civilian

Civilian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One skilled in the civil law.