Sivil nedir, Sivil ne demek

Sivil; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Sivil" ile ilgili cümleler

  • "Hatta mektebi bitirebilmesinde biricik amil, bir avukatın yazıhanesinde saklı sivillerini giydi ve fırladılar." - N. F. Kısakürek
  • "Sivil savunma."
  • "Arkasında siyah şayaktan bir sivil elbise vardı." - R. N. Güntekin
  • "Çoğunlukla sivil insanları yadırgardım." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

1.Siğil. 2.Sivilce.

El derisinde oluşan küçük ur

Sivil hakkında bilgiler

Sivil, uluslararası hukukta herhangi bir ülkenin silahlı kuvvetlerine veya diğer silahlı gruplara mensup olmayan kişi. Siviller herhangi bir muharebede silahlı çatışmaya girmeyen kişilerdir ve hakları ve güvenlikleri kısmen çeşitli uluslararası antlaşmalarca güvence altına alınmıştır. Sivil sözcüğü zaman zaman çeşitli meslek gruplarınca, o meslek grubunda olmayan kimseleri tanımlamak amacıyla metaforik olarak da kullanılır.

Türkçeye Fransızca "civil" sözcüğünden geçmiştir. Bu sözcüğün kökeni de Latince civilis ve öncesinde de civis (vatandaş) sözcüğüdür. Sivil sözcüğü, bir kavram veya varlığın askerî/askerî amaçlı olmadığını belirtmek için sıfat olarak da kullanılır: sivil havacılık vb.

 

Sivil ile ilgili Cümleler

  • Çelik sivil inşaatta yaygın olarak kullanılan bir malzeme.
  • "Hüsamcığım" "Efendim" "Artık beni öldüremezsin." "Neden?" "Şuandan itibaren sivil değil askeriyenin malıyım." "Evet, doğru."
  • Birkaç sivil, paralı askerler tarafından vuruldular.
  • Sivilcelerimden kurtulamıyorum.
  • Sivilcelerini sakın sıkayım deme.
  • Yüzümde bir sürü sivilce var.
  • Sivilceleri aynanın önünde patlatmayı bırak.
  • Üç sivil yaralandı.
  • Sivil hayat nasıl gidiyor?
  • Yüzü sivilceli biri banyoyu kullanırsa bu onun en az iki saatini alır!
  • Bir sivil öldürüldü.

Sivil anlamı, kısaca tanımı:

Asker : Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Askerlik görevi veya ödevi. Er. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.

Sivil idare : Sivil yönetim.

Sivil polis : Emniyet teşkilatında görevi gereği üniformasız çalışan polis, sivil.

Sivil savunma : Barışta doğal afetlere karşı, savaşta sıcak çatışma içinde sivil halkı korumaya yönelik önlemler bütünü.

Sivil toplum : Devletin denetimi altında olmayan, kararlarını bağımsız olarak vererek toplumsal etkinliklerde bulunan bireyler topluluğu.

Sivil yönetim : Askerî açıdan bağımlı olmayan yönetim biçimi, sivil idare.

Sivil toplum kuruluşu : Toplumdaki çeşitli sorunları bağımsız olarak ele alıp kamuoyunu bilgilendirme ve aydınlatma görevi yapan, öneriler sunan her türlü birlik, sivil toplum örgütü.

 

Sivil toplum örgütü : Sivil toplum kuruluşu.

Sivilce : İçinde irin bulunan küçük deri kabarcığı, en küçük çıban.

Sivilceli : Sivilceleri olan (kimse).

Sivilize : Medenileşmiş, uygar.

Sivilleşme : Sivilleşmek durumu.

Sivilleşmek : Sivil duruma gelmek.

Sivilleştirme : Sivilleştirmek işi.

Sivilleştirmek : Sivil duruma getirmek.

Sivillik : Sivil olma durumu.

Kurcalama sivilceyi çıban edersin : "küçük bir sorunu çok kurcalar, çok deşerseniz başınıza büyük dert açarsınız" anlamında kullanılan bir söz.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Biçim : Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri.

Üniforma : Silahlı kuvvetlerin resmî giysisi. Aynı işi yapanların giydikleri, tüzükle belirtilmiş, bir örnek giysi.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Giyme : Giymek işi.

Polis : Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta. Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu.

Çıplak : Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü. Saçsız (baş). Yalın, süssüz. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. Yoksul (kimse).

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Sivil : Resmî olmayan giysi. Sivil polis. Askerî olmayan. Çıplak, çırılçıplak. Üniforma veya özel giysi giymemiş olan (kimse). Özel bir biçimde olmayan, üniforma olmayan (giysi). Asker sınıfından olmayan (kimse).

Çırılçıplak : Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Bitki örtüsü bulunmayan. Çok açık bir biçimde.

Sivilci : Sivilce. [Bakınız: sivilcü]

Sivilcik : Küçük dolu. Sivilce

Sivilcü : Sivilce.

Sivilcüyh : Sivilce

Sivilçik : Küçük dolu.

Sivilyıl : (astronomi)

Diğer dillerde Sivil anlamı nedir?

İngilizce'de Sivil ne demek? : adj. civilian, civil, unmilitary, secular

n. civilian

Fransızca'da Sivil : civil/e

Almanca'da Sivil : n. Zivilist

adj. bürgerlich, zivil

Rusça'da Sivil : n. штатский (M), вольнонаемный (M), сыщик (M)

adj. гражданский, штатский, цивильный