Civilest türkçesi Civilest nedir

  • Nazik.
  • Nezaketli.
  • Ferdi.
  • Yurttaşlık ile ilgili.
  • Sivil.
  • Uygar.
  • Mülkiye.
  • Medeni.
  • Hükümete ait.
  • Vatandaşlarla ilgili.
  • İç.
  • Bireysel.
  • Kamu.
  • Laik.
  • Medeni hukuk ile ilgili.
  • Devlete ait.
  • Resmi.
  • Kibar.

Civilest ingilizcede ne demek, Civilest nerede nasıl kullanılır?

Jus civile : Medeni hukuk. Vatandaşlar hukuku.

Civiler : Nezaketli. Mülkiye. Devlete ait. Yurttaşlık ile ilgili. Sivil. Bireysel. Laik. Medeni. Hükümete ait. Nazik.

Civil action : Hukuk davası. Kişisel dava.

Civil administration : Mülki idare. Sivil idare. Yabancı bir hükümet tarafından dost veya düşman bir bölgede kurulan yönetim (yerel yönetimin yerine).

Civil affairs : Sivil işler.

Civil airport : Sivil havaalanı.

Civil cheese : Civil peyniri. Tel peyniri.

Civil day : Takvim günü. 24 saatlik süre. Gece yarısı başlayan gün.

Civil court : Hukuk mahkemesi. Asliye hukuk. Sivil veya medeni haklar davalarını dinleyen mahkeme.

Civil case : Hukuk davası. (özel) hukuk davası.

İngilizce Civilest Türkçe anlamı, Civilest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Civilest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aristocratical : Aristokrasi ile ilgili. Asil. Soylu.

Cores : Meyve göbeği. Göbek. Öz. Çekirdek. Dolgu.

Civil : Osmanlılarda, seyfiye ve ilmiye sınıflarından olmayan devlet görevlileri sınıfı.

 

Fine tune : İnce ayar. Boyayarak güzelleştirmek. Cilalayarak güzelleştirmek.

Civic : Şehir ile ilgili. Kentsel. Belediye ile ilgili. Kent. Şehre ait. Şehirle ilgili. Yurttaşlıkla ilgili. Şehirli. Yurttaşa dair.

Certificated : Sertifikalı. Tevsik edilmiş. Belgeli. Onaylı. Mevsuk. Diplomalı. Onaylanmış.

Formals : Şekli. Muntazam. Tuvalet. Düzgün. Şekilsel. Şekle ait. Usule uygun. Kanuna göre. Gece elbisesi.

Civilian : Mülki. Başı bozuk.

Bond : Yapıştırmak. Tahvil. Senet. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Tutturmak. Örmek (duvar). Bağlamak. Yapışma.

Inland : Ülke içi. İçerilerde. Ülkenin denizden uzak yerleri. Denizden uzak yerler. Ülkenin iç kısmı. Denizden uzak. Ülkenin iç bölgelerine doğru. İçeride. Denizden uzak olan.

Civilest synonyms : ceremonials, political, educate, courteous, down, classiest, chivalrous, politer, civilised, public opinion, civvy, civil spoken, ceremonial, individual, polish, academic, individualistic, inners, the general public, blancmanges, refine, singular, core, blandest, unclerical, entrails, school, governmental, public, the people, laic, in, frigid.