Civic türkçesi Civic nedir
- Şehirle ilgili.
- Şehir ile ilgili.
- Şehre ait.
- Şehirli.
- Kentsel.
- Yurttaşlıkla ilgili.
- Yurttaşa dair.
- Kent.
- Belediye ile ilgili.
- Yurttaşlık ile ilgili.
Civic ile ilgili cümleler
English: I'm just doing my civic duty.
Turkish: Sadece vatandaşlık görevimi yapıyorum.
Civic ingilizcede ne demek, Civic nerede nasıl kullanılır?
Civic center : Yönetim merkezi. Hükümet binaları. Yerel yönetim binaları mahallesi. Şehir merkezi. Kütüphane vb'nin bulunduğu şehir merkezi. Mahkeme. Kent merkezi. Şehir kültür merkezi.
Civic centre : Kent merkezi. Yurttaşlık özeği. Genellikle kentlerin ilk kuruluş yıllarından kalmış olmakla birlikte sürekli bakım ve onarım görmüş olan ve bugün de kullanılmakta bulunan çağbilimsel ve dinsel değeri yüksek yapıların, kent- konağının ve öteki kamu yönetimi yapılarının yer aldığı kent çekirdeği.
Civic design : Kentsel tasarçizim. Yapı adacıklarına, komşuluk birimlerine ya da kentin tümüne, işlevlerini daha iyi yerine getirmesi ve göze güzel görünmesi amacıyla biçim verme süreci. bununla ilgili bilim dalı. bu uğraş sonucunda ortaya çıkan tasar ya da tasarı.
Civic duty : Vatandaşların görev ve sorumlulukları. Vatandaşlık görevi. Yurttaş sorumluluğu. Vatandaşlık ödevi. Vatandaş sorumluluğu. Vatandaşlık vazifesi. Yurttaşlık ödevi.
Civic pride : Yaşanılan yere hayranlık. Belli bir şehre ait olmanın hissettirdiği gurur.
Civic survey map : Kent haritası. Bir kentin tümünün ya da bir bölümünün, nüfus yoğunluğu, açık alanlar, okullar, anayollar, dolaşım yoğunluğu gibi koşul ve özelliklerini gösteren harita.
Civil affairs : Sivil işler.
Civicism : Sivil hükümet ilkesi.
Civil action : Hukuk davası. Kişisel dava.
Civicisms : Sivil hükümet ilkesi.
İngilizce Civic Türkçe anlamı, Civic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Civic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Streetwise : Şehir yaşamında ayakta kalabilen. Şehir standartlarında yaşayabilen. Şehir yaşamına uyum sağlamış. Zor durumlarda ayakta kalmayı beceren kimse.
Civil : Nazik. Ferdi. Sivil. Resmi. Hükümete ait. Medeni hukuk ile ilgili. Kibar. Bireysel. İç.
Towns : Şehir halkı. İlçeler. Şehir merkezi. Kasaba. İlçe. Şehir. Kasabalar.
City dweller : Şehirde yaşayan kimse. Şehir şakini.
Straights : Dosdoğru. Düz çizgi. Düzgün. Doğruca. Doğru. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düzlük. Düz (çizgi). Düz hat.
Urbs : Şehir alanı. Şehir içi. Kentsel alan. Şehir. Şehirsel bölge. Çarşı.
Townsman : Kentli. Kasabalı. Hemşehri.
Boroughs : Bucak. İngiltere'de parlamentoya üye gönderen kent. Kasaba. Nahiye. Kaza. Köy. İlçe.
Civilest : Laik. İç. Medeni. Uygar. Bireysel. Nazik. Vatandaşlarla ilgili. Kamu. Mülkiye. Devlete ait.
Urbanite : Kentli. Kentli kimse. Urbanit. Şehirde yaşayan. Şehirli kimse. Şehirde oturan.
Civic synonyms : dam, municipal, urban, townie, townbred, townsmen, civiler, towner, cities, burgess, urb, oppidan, city, burgher, urbanites, straight, borough, town, street smart, townee, damming.
Civic ingilizce tanımı, definition of Civic
Civic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to, or derived from, a city or citizen. Relating to man as a member of society, or to civil affairs.

Bu kısımda Civic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Civic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Civic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Civic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.