Sivil toplum nedir, Sivil toplum ne demek
- Devletin denetimi altında olmayan, kararlarını bağımsız olarak vererek toplumsal etkinliklerde bulunan bireyler topluluğu

Sivil toplum hakkında bilgiler
Sivil toplum, bir devletin otoritesi altında varlık gösterip kanunla yaşayan, devletten bağımsız (özerk), gönüllülük esasına dayanan örgütlü bir topluluktur. Daha genel anlamıyla; kendi amaçları peşinde olan bireylerin oluşturduğu 'özel' kurumları (kamusal olmayan) ifade eder. Örneğin aile, iş veya çalışma grupları, sendikalar, klüpler, aileler...
Sivil toplum kavramı ilk kez Platon ve Aristo'da ortaya çıktı. Devlet kavramıyla birlikte düşünüldü. Polis (şehir devleti) ortaya çıktı. Ortaçağda çağın özelliklerine paralel olarak her kavram gibi değişti. Jean Bodin devletle aile birliklerinin ayrı dünyaları olduğunu söyledi. Toplumsal sözleşmeciler, sözleşme anlayışını geliştirdi. Doğa durumu düşünürleri devleti üçüncü şahıs gibi algıladı, sivil toplum-politik toplum ikiliği doğdu. Hegel, Marx, Gramsci'de sivil toplum devlete göre tanımlandı.
20. yüzyılın sonlarındaki gelişmeler, Doğu Bloku'nun çökmesi, liberalizmin yükselişi, küreselleşme, muhalefet hareketlerinin tıkanması, sosyal demokrasinin gerilemesiyle sivil toplum kavramı üzerinde kuvvetli yargılar oluştu. Kavrama esas olan öğeler örgütlülük, kendi kendini üretme, devletten her alanda kopma, şiddete karşı olma, siyasal topluma ya müdahil olma yahut hiç karışmama gibi vurgular kazandı.
Hegel, kamusal olmayan özel kurumlar içinden aile ve sivil toplumu birbirinden ayırarak, sivil toplumu egoizmin bir alanı olarak görmüştür.
Sivil toplum anlamı, tanımı:
Devlet : Bu tüzel varlığın yönetim organları. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Büyüklük, mevki. Talih. Mutluluk.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
Bağımsız : Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse. Bağımsız milletvekili. Müstakil. Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür.
Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.
Birey : Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert.
Sivil toplum kuruluşu : Toplumdaki çeşitli sorunları bağımsız olarak ele alıp kamuoyunu bilgilendirme ve aydınlatma görevi yapan, öneriler sunan her türlü birlik, sivil toplum örgütü.
Sivil toplum örgütü : Sivil toplum kuruluşu.
Sivil : Asker sınıfından olmayan (kimse). Çıplak, çırılçıplak. Sivil polis. Askerî olmayan. Üniforma veya özel giysi giymemiş olan (kimse). Özel bir biçimde olmayan, üniforma olmayan (giysi). Resmî olmayan giysi.
Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.
Toplu : Bir arada, bütün, kombine. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Vücutça dolgun. Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış.
Denetim : Denetleme.
Karar : Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Bu yargıyı bildiren belge. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Değişmez olma.
Etkinlik : Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite.
Otorite : Siyasi veya idari güç. Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse. Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, yetke, sulta, velayet.
Varlık : Ömür, hayat. Var olan her şey. Önemli, yararlı, değerli şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.
Gösteri : Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi.
Kanun : Yasa. Geçerli olan kural. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı.

Bu kısımda Sivil toplum nedir? Sivil toplum ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sivil toplum tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sivil toplum hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.