Olmaz nedir, Olmaz ne demek

Olmaz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • İmkânsız, gerçekleşemez, gayrimümkün.
  • Yapılamayacak iş, tutum ya da davranış

"Olmaz" ile ilgili cümle

  • "Onun o gözü pekliği, onurla ölümü göze alışıdır ki Atatürk'e olmazları oldurtmak gücünü vermiştir." - H. Taner

Diğer sözlük anlamları:

Olmayacak, lüzumsuz, yersiz, münasebetsiz.

Olmaz anlamı, kısaca tanımı:

Olmaz olmaz : "olamayacak, imkânsız şey yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Olmazsa olmaz : Kesinlikle olması gereken.

Olmazlı : Olması ihtimal dışı olan.

Olmazlık : Olmazlı olma durumu. Olmazlı olan şey.

Acıklı başta akıl olmaz : "büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler" anlamında kullanılan bir söz.

Açın imanı olmaz : "aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Adamın kötüsü olmaz meğer züğürt ola : "toplum içinde herkesin bir değeri vardır ancak züğürtlere değer verilmez" anlamında kullanılan bir söz.

Ağaçtan maşa olmaz : "yeteneksiz, beceriksiz kimse önemli işlerde kullanılamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Altın yere düşmekle pul olmaz : "üstün nitelikli kişinin değeri, bulunduğu yerden uzaklaştırılmasıyla azalmaz" anlamında kullanılan bir söz.

 

Ana gibi yar olmaz bağdat gibi diyar olmaz : "insanlar içinde bize ana kadar candan bağlı dost yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Ardıcın közü olmaz yalancının sözü olmaz : "ardıç ağacının ateşi çabuk geçer, kül olur; yalancının sözü de böyledir, ona da güvenilmez" anlamında kullanılan bir söz.

Arık etten yağlı tirit olmaz : "değersiz kişiden yararlı iş, verimsiz tarladan bol ürün beklenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Arpa unundan kadayıf olmaz : "kötü gereçle iyi şey yapılamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Aşk olmayınca meşk olmaz : "güçlü bir istek olmayınca hiçbir şey elde edilemez" anlamında kullanılan bir söz.

Ata malı mal olmaz kendin kazanmak gerek : "babadan kalan mal kalıcı değildir, çabuk biter; kişinin gerçek malı, kendi çalışmasıyla elde ettiği maldır" anlamında kullanılan bir söz.

Atlıya saat olmaz : "elinde bol imkânlar olan kimse, uzun bir süre içinde yapılabilecek işi çok kısa bir zamanda yapabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Ava gelmez kuş olmaz başa gelmez iş olmaz : "kuşlar avlanmaktan kurtulamazlar, insanlar da hatıra, hayale gelmeyen çeşit çeşit felaketle karşılaşırlar" anlamında kullanılan bir söz.

Ayak almadık taş olmaz başa gelmedik iş olmaz : "insan, yaşamı boyunca çeşitli engellerle ve güçlüklerle karşılaşır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Bakan göze bağ olmaz : "göz önünde olan her şeye herkes bakabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Balta değmedik ağaç olmaz : "zarar görmeyen, başına felaket gelmeyen kimse yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Beş parmağın beşi bir olmaz : "belirli bir insan topluluğu içinde benzerlikler olabileceği gibi farklılıklar da olabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Binicinin sağı solu olmaz : "işini titizlikle yürüten kişinin, çalışanlarına her zaman iyi davranması beklenemez" anlamında kullanılan bir söz. "uzman kişi, hangi yöntemi uygularsa uygulasın başarılı olur" anlamında kullanılan bir söz.

Bir çiçekle bahar olmaz : "küçük, güzel bir belirti ile doyurucu sonuca ulaşılmaz" anlamında kullanılan bir söz. çapkın kimseler için kullanılan bir söz.

Boş ite menzil olmaz : "aylak kimsenin yeri yurdu belli değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Bostana dadanan eşeğin kuyruğu kulağı olmaz : "çalıp çırpmayı alışkanlık edinen kimse, yakalanıp ceza göre göre insanlıktan çıkar" anlamında kullanılan bir söz.

Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu olmaz : "küçük çocuğun bulunduğu yerde herkes çocukla uğraşmaktan dedikodu yapmaya fırsat bulamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Dağ başından duman eksik olmaz : "büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Dağ dağ üstüne olur ev ev üstüne olmaz : "aynı evde oturan iki aile arasında er geç birtakım anlaşmazlıklar çıkar" anlamında kullanılan bir söz.

Darı unundan baklava incir ağacından oklava olmaz : "kötü gereçle iyi iş görülemez" anlamında kullanılan bir söz.

Deniz dalgasız olmaz gönül sevdasız olmaz : "her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Deniz dalgasız olmaz kapı halkasız : "her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Deniz kenarında dalga eksik olmaz : "içinde çeşitli olayların geçmesi doğal olan bir ortamda zaman zaman sert çatışmaların, fırtınaların çıkması da olasıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Denizdeki balığın pazarlığı olmaz : "henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Dertsiz kul olmaz : "derdi olmayan kimse yoktur, herkesin az çok bir derdi vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Dikensiz gül olmaz : "iyi veya güzel olan her şeyin az çok sıkıntı veren bir yanı da bulunur" anlamında kullanılan bir söz.

Dumansız baca olmaz kahırsız koca olmaz : "dumanı olmayan baca olamayacağı gibi karısına sıkıntı vermeyen koca da olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Düşenin dostu olmaz : "varlıklı kişi yoksullaşınca çevresindeki dostlarından kimse kalmaz" anlamında kullanılan bir söz.

El el üstünde olur ev ev üstünde olmaz : "her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez" anlamında kullanılan bir söz.

Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz : "kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Elti eltiye eş olmaz arpa unundan aş olmaz : "arpa unundan yemek yapılamadığı gibi eltilerin de iyi geçinmeleri beklenemez" anlamında kullanılan bir söz.

Emanete hıyanet olmaz : "emanet olarak bırakılan şey titizlikle korunmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Emek olmadan yemek olmaz : "yaşayabilmek, harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Erenlerin sağı solu olmaz : Ne zaman ne yapacağı belli olmayan kimseler için kullanılan söz.

Eşek at olmaz ciğer et olmaz : "soysuz kişi soylu olmaz, bayağı şey üstün nitelik kazanmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz : "bir kimsenin işi bozulduğunda, durumunu düzeltmek için en büyük çabayı kendisinin göstermesi gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Eşek kocamakla tavla başı olmaz : "anlayışsız kişi ne kadar yaşlanırsa yaşlansın baş olacak bir olgunluğa ulaşamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz : "aslında niteliksiz olan bir şeye ne yapılsa değişmez" anlamında kullanılan bir söz.

Eski dost düşman olmaz yenisinden vefa gelmez : "aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Eski düşman dost olmaz : "birçok nedenin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık, dostluğa dönüştürülemez" anlamında kullanılan bir söz.

Eskisi olmayanın yenisi olmaz : "yeni bir şey edinildiğinde eskisi hemen elden çıkarılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Gelin girmedik ev olur ölüm girmedik ev olmaz : "her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer" anlamında kullanılan bir söz.

Göğe direk denize kapak olmaz : "hem gereksiz hem de gerçekleştirilmesi hayale bile sığmayan şeylerle uğraşılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Görünen köyün uzağı olmaz : "bir durumun nasıl sonuçlanacağı belli olduktan sonra bu sonuç çok geçmeden gerçekleşir" anlamında kullanılan bir söz.

Göze yasak olmaz : "bir kimseye veya nesneye bakılmasını kimse önleyemez" anlamında kullanılan bir söz.

Halayıktan kadın olmaz gül ağacından odun : "her şey, kendisinden beklenen görevi yapabilecek niteliklere sahip olmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Hamala semeri yük olmaz : "insana kendi işi ağır gelmez" anlamında kullanılan bir söz.

Haramın temeli olmaz : "haram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider" anlamında kullanılan bir söz.

Hatasız kul olmaz : "insan yanılmamak için ne kadar dikkat ederse etsin yine yanılır" anlamında kullanılan bir söz.

Her ağacın meyvesi olmaz : "dışarıdan verimli gibi görünen herkes verimli olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Her ağaçtan kaşık olmaz : "özelliği olan bir iş için sıradan birisi kullanılamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Her kaşığın kısmeti bir olmaz : "herkesin talihi, kazancı bir değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Her zaman eşek ölmez on köfte on paraya olmaz : "istenilen şeyi kolayca elde etme imkânı ortaya çıkınca fırsat kaçırılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Hırsıza kilit olmaz : "kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek için alınacak tedbirler yararsızdır" anlamında kullanılan bir söz.

Isırgan ile taharet olmaz : "kötü kişiden iyilik beklenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz : "daha önce bir zarara uğramış kimse, kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Ismarlama hac hac olmaz : "kişi, kendisi yapması gereken bir işi başkasına ısmarlamamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

İt değmekle deniz pis olmaz : "doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez" anlamında kullanılan bir söz.

İt derisinden post olmaz : "aşağılık kimse veya şey, yüce ve temiz bir amaca hizmet edemez" anlamında kullanılan bir söz.

Kalıp kıyafetle adam adam olmaz : "gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Kambersiz düğün olmaz : Her toplantıda veya her işin içinde bulunmak merakında olanlar için yarı sitem, yarı şaka olarak söylenen bir söz.

Kanaat gibi devlet olmaz : "elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez" anlamında kullanılan bir söz.

Katrandan olmaz şeker olsa da cinsine çeker : "kötü asıllı şey ve kişi iyiye dönmez" anlamında kullanılan bir söz.

Kele köseden yardım olmaz : "kişi, kendisinin yardıma muhtaç olduğu konuda başkasına yardım edemez" anlamında kullanılan bir söz.

Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz : "kibar çevrede yetişmemiş olanlar ne kadar özenseler de kibarlığın bütün inceliklerini gösteremezler" anlamında kullanılan bir söz.

Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz : "insanların kendi çevrelerinde değeri bilinmez" anlamında kullanılan bir söz.

Kul kusursuz olmaz : Hatasız kul olmaz.

Kürkçünün kürkü olmaz börkçünün börkü : "başkalarının gereksemelerine çare bulan kişi, bunlara benzeyen kendi ihtiyaçlarını savsaklar" anlamında kullanılan bir söz.

Kurtla koyun kılıçla oyun olmaz : "saldırıcı ile güçsüzün yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Mürüvvete endaze olmaz : "yardım ve iyiliğin sınırı yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz : "kişi yapmak istemediği işin ayrıntılarıyla ilgilenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Öküze boynuzu yük olmaz : "insan kendi yakınlarını ve kendi işlerini yük saymaz" anlamında kullanılan bir söz.

Olur olmaz : İyi veya kötü olduğuna bakılmadan seçilen. Doğru mu, yanlış mı, yerinde mi yersiz mi olduğu düşünülmeden söylenen (söz). Rastgele, sıradan, kimliği, niteliği belirsiz kişi. Olunca, olmasından hemen sonra.

Size doyum olmaz : Bir yerden ayrılırken söylenen bir nezaket sözü.

Tarlada izi olmayanın harmanda sözü olmaz : "kendini işe vermeyenden, bir iş üretmeyenden hayır gelmez" anlamında kullanılan bir söz.

Teşbihte hata olmaz : "yeri geldiği zaman çirkin, kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi, saygısızca bir davranış değildir, kimse bundan alınmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Üçüncünün olmazlığı : Birinin yalanladığı, ötekinin doğruladığı iki önermeden birinin doğru olması gerektiğini, üçüncü bir ihtimalin söz konusu olmayacağını anlatan yasa.

Varlığa darlık olmaz : "zengin olanın gücü her şeye yeter" anlamında kullanılan bir söz.

Zahmet olmazsa : "rica ederim" yerine kullanılan bir nezaket sözü.

Zahmetsiz rahmet olmaz : "sıkıntı, güçlük çekmeden iyi ve güzel işler başarılamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Zorla güzellik olmaz : "bir iş insana zor kullanılarak yaptırılamaz" anlamında kullanılan bir söz. "kişiye, beğenmediği şey zorla beğendirilemez" anlamında kullanılan bir söz.

Zurnada peşrev olmaz ne çıkarsa bahtına : "rastgele yapılmış olan plansız işlerde yöntem, kural aranmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Gerçek : Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Doğruluk. Temel, başlıca, asıl. Yalan olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yapay olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Gerçeklik.

Gayrimümkün : Olanaksız.

Tutum : Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi. Tutulan yol, tavır.

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

İş : Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Sürme.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Olmaz vakıt : Vakıtsız, zamansız.

Olmaz yere : Beyhude, boşa, yok yere.

Olmazlama : Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere kendisine başvurulan kişilerin soruları yanıtlamaktan kaçınarak bilgi istemini karşıalmamaları durumu.

Olmazlanmak : Görünüşte imtina göstermek, sureta mümanaat etmek, çekinir gibi davranmak.

Olmaz ile ilgili Cümleler

  • Kim onlara hayran olmaz?
  • Olmaz olmaz!
  • Ali sabahleyin asla burada olmaz.
  • Olursa olur, olmazsa olmaz.
  • O mezun olur olmaz babasının genel mağazasında çalışmaya gitti.
  • Olursa olur, olmazsa olduğu kadar.
  • Olursa olur, olmazsa oluru olur.
  • Güneş olmadan hayat olmazdı.

Diğer dillerde Olmaz anlamı nedir?

İngilizce'de Olmaz ne demek? : adj. impossible, unlikely, unseemly

interj. no, no way, nothing doing, Christ no, no dice, nothing, thumbs down, nope, no deal, that cat won't jump

Almanca'da Olmaz : unmöglich; das geht nicht