Omelet türkçesi Omelet nedir

Omelet ile ilgili cümleler

English: You cannot make an omelet without breaking eggs.
Turkish: Yumurtaları kırmadan bir omlet yapamazsın.

English: I can't even cook an omelet.
Turkish: Ben bile bir omlet pişiremem.

English: I love Spanish omelettes, too!
Turkish: İspanyol omletlerini de severim!

English: Can you cook an omelette?
Turkish: Bir omlet pişirebilir misin?

English: Ali made an omelet.
Turkish: Ali bir omlet yaptı.

Omelet ingilizcede ne demek, Omelet nerede nasıl kullanılır?

Fluffy omelet : Yumuşak omlet.

French omelet : Fransız omleti.

Three egg omelet : Üç yumurtalı omlet. Üç yumurtadan yapılan yağda kızartılmış yumurta yemeği.

Omelets : Kaygana. Omlet.

Omelette : Omlet. Kaygana.

Acromelic : Akromelik. Bir bacağın veya eklemli bir organın ucuna ait olan.

Homeless : Yersiz. Evi barkı olmayan. Evsiz barksız. Evsiz. Bakımsız. Vatansız. Kimsesiz. Yurtsuz. Yuvasız. Hane berduş.

Acromelalgia : Akromelalji.

Calomel : Tatlısülümcn. Civa klorür. Tatlısülümen. Kalomel.

Acromelanism : Tüy örtüsü renginin yüksek sıcaklıkta açılması, düşük sıcaklıkta ise koyulaşmasıyla belirgin, siyam ve himalaya kedileriyle tavşanlarda görülen genetik bozukluk. melanin üretiminde rol oynayan enzimlerin yüksek sıcaklıkta yıkımlanmasından kaynaklanır. Akromelanizm.

 

İngilizce Omelet Türkçe anlamı, Omelet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Omelet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrambled eggs : Çırpılıp yağda pişirilmiş yumurta. Karıştırılmış yumurta. Yağda yumurta.

Fluffy omelet : Yumuşak omlet.

Dish : Tercih. Ortasını çukurlatmak. Sunmak. Oymak. Tabak. Bombeleştirmek. Mahvetmek. Piliç. Servis yapmak. İşini bozmak.

Omelet synonyms : egg foo yong, egg fu yung, firm omelet, omelette, omelettes, omelets.

Omelet ingilizce tanımı, definition of Omelet

Omelet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Eggs beaten up with a little flour, etc., and cooked in a frying pan. As, a plain omelet.