Omlet nedir, Omlet ne demek

Omlet; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek

"Omlet" ile ilgili cümleler

  • "Mantarlı omleti yedikten sonra uykudan bayılıyorduk." - R. H. Karay

Omlet hakkında bilgiler

Omlet, tavada sıvı yağ veya margarin ile beraber yumurtanın kırılması ile yapılır. Et, peynir veya sebzelerin katılmasıyla da yapılabilir. Japonya'dan, İspanya'ya ve ABD'ye kadar dünyanın pek çok köşesinde yapılır.

Omlet ile ilgili Cümleler

  • İspanyol omletlerini de severim!
  • Ali sık sık kahvaltı için omlet yer.
  • Omlet yapma tarzını seviyorum.
  • Ben bile bir omlet pişiremem.
  • Yumurtaları kırmadan bir omlet yapamazsın.
  • Omlet yapıyorum.
  • Ben kahvaltıda omlet ve sosis yedim.
  • Ali bir omlet yaptı.
  • Bir omlet pişirebilir misin?

Omlet anlamı, kısaca tanımı:

Yumurta : Er bezi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Tavuk yumurtası. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.

Tava : Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Maden eritilen saplı pota.

 

Çırpı : Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi. Çok zayıf. Dal, budak kırpıntısı.

Kıyma : Kıymak işi. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma. Çekilmiş et.

Yemek : Başkasının parasını harcamak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Kandırmak. Isırmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Yasal yoldan cezalandırılmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Margarin : İçyağlarında bulunan, margarik asidin gliserinle birleştirilmesiyle de yapay olarak elde edilen, 47 °C'de eriyen ve besin değeri olan bitki yağı.

Kırılma : Yürürken salınma, nazlı yürüyüş. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi. Kırılmak işi.

 

Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.

Diğer dillerde Omlet anlamı nedir?

İngilizce'de Omlet ne demek? : n. omelet, omelette

Fransızca'da Omlet : omelette [la]

Almanca'da Omlet : n. Eierkuchen, Ochsenauge, Omelett, Pfannkuchen

Rusça'da Omlet : n. омлет (M), яичница (F), яичница-болтунья (F)